Skip to main content

Sertleşme Tedavisi: Etkili Yöntemler ve Penil Protez Uygulamaları

  • Sertleşme Tedavisi: Etkili Yöntemler ve Penil Protez Uygulamaları Sertleşme Tedavisi: Etkili Yöntemler ve Penil Protez Uygulamaları
    Sertleşme
    Sorununa Kalıcı Çözümler

    Sertleşme tedavisi hakkında bilgi alın. İlaçlar, penil protez ve diğer etkili yöntemlerle ilgili detayları keşfedin.

    Sertleşme
    Sorununa Kalıcı Çözümler

    Sertleşme tedavisi hakkında bilgi alın. İlaçlar, penil protez ve diğer etkili yöntemlerle ilgili detayları keşfedin.

    Sertleşme Tedavisi: Etkili Yöntemler ve Penil Protez Uygulamaları

    Sertleşme Tedavisi Nedir?


    Sertleşme Sorununun Tanımı

    Erektil disfonksiyon (ED), diğer bir deyişle sertleşme sorunu, erkeklerde cinsel ilişkiyi başlatmak veya sürdürmek için gereken penis sertliğinin sağlanamaması veya yeterince sürdürülememesi durumudur. Cinsel uyarılma durumunda, penis içerisindeki corpus cavernosum adı verilen ve süngerimsi yapıda olan dokuların kan ile dolması beklenir. Bu dokular yeterince kan ile dolduğu zaman peniste sertleşme oluşur. Erektil disfonksiyon, penisin sertleşmesini veya sertleşmiş halde kalmasını engelleyen birçok fiziksel ve psikolojik nedene bağlı ortaya çıkabilir. Erektil disfonksiyon problemi olan bireylerin sağlıklı bir cinsel birleşme için yeterli sertlik elde edememesi bu nedenle mümkündür. ED tanısı alan bazı erkeklerde hiç sertleşme oluşmayabilir iken bazılarında ise yetersiz bir sertlik söz konusu olabilir, yani kişiler arasında erektil disfonksiyon problemi şiddeti de farklılık gösterir0.

    Sertleşme sorunu sadece bireylerin cinsel hayatlarını etkilemekle kalmaz, kişilerin sosyal hayatını ve partnerleri ile olan ilişkilerini de olumsuz yönde etkiler. Erkekler özellikle kadınlar ile aralarındaki ilişkilerinde ve sosyal hayatlarında cinsel başarısızlıkları ile ilgili bir algı oluşması sebebiyle kendilerini yalnız, dışlanmış ve çaresiz hissedebilir.

    Erektil disfonksiyon sadece cinselliğin etkilendiği bir bozukluk değildir ve toplumda yanlış bilinen bir algı, erektil disfonksiyon yaşayan kişilerin üreme konusunda da problem yaşadığı yönündedir. Erektil disfonksiyon, erkeğin çocuk sahibi olmasını engellemez. Erkek, peniste oluşan sertleşme eksikliği ya da devamlılık problemi yaşaması sebebiyle cinsel birleşme konusunda sıkıntı yaşıyor olabilir; ancak, bu bireyin yeterince sağlıklı sperm hücresinin bulunduğu ve sperm yolunda herhangi bir probleminin olmadığı durumda, suni döllenme (ART) ve diğer teknikler sayesinde sağlıklı bir şekilde çocuk sahibi olabilme ihtimalini korumaya devam eder.

    Sertleşme Sorununun Yaygın Nedenleri

    Erektil disfonksiyon; damar sistemi problemleri, hormonal dengesizlikler, sinir hasarı, psikolojik nedenler, tıbbi yan etkiler, bazı ameliyat sonrası (yani iyatrojenik) ya da ilaç tedavisinin neden olduğu durumlar, prostat sorunları veya travmatik etkenler, obezite gibi pek çok değişik sebebe bağlı ortaya çıkabilmektedir. Bu çeşitli sebeplere bağlı oluşabilen erektil disfonksiyonun altında yatan esas neden her ne ise, ilk önce bu faktörlere odaklanmak doğru bir yaklaşımdır.

    • Damar hastalıkları: Kalp-damar hastalıkları erkekler ve kadınlarda en sık görülen ölüm nedenlerindendir. Koroner arter hastalığı, diğer bir adıyla iskemik kalp hastalığı, yüksek tansiyon, hiperlipidemi, şeker hastalığı, metabolik sendrom gibi bu risk grubu içerisinde bulunan birçok hastalık damar sistemini etkiler. Ateroskleroz yani damarların iç duvarında bazı maddelerin birikerek plak oluşumu, damar lümeninin daralması ve kan akışında azalma şeklinde ortaya çıkabilen bu bozulmalar vücutta birden çok semptoma neden olabilmektedir. Penisin anatomik yapısı ve içerisinde bulundurduğu organlar baz alındığında kan akımındaki küçük oranda bozulma bile ereksiyon konusunda önemli problemlere sebep olabilmektedir. Vücuttaki bütün dokular için sürekli ve dinamik bir kan akışı önemli olduğu gibi erkek cinsel fonksiyonu olan ereksiyon (sertlik) da yeterli bir dolaşım kapasitesinin devamına muhtaçtır. Damarlarda ateroskleroz sonucu ortaya çıkan hasarların yeri ve şiddetine göre ED ile bağlantılı belirtiler görülebilir.
    • Psikolojik nedenler: İleri yaşlı ve diyabet hastalarında oluşan ED ile oluşan durum genelde damarsal sorunlarla ilişkilendirilirken daha genç bireyler arasındaki sertleşme bozukluğu çoğunlukla psikojenik faktörlere (anksiyete ve performans kaygısı, özgüven eksikliği vb.) bağlanabilir. Sertleşmeyi ve bunun süresini etkileyen önemli bir etmen ise cinsel dürtü ve arzunun varlığı veya olmamasıdır. Arzu, motivasyon ve cinsel olarak uyaran (cinsel objeye yönelik içgüdüsel yönlenim), beyindeki bilinçli fonksiyonlarla, toplumsal ve ahlaki inanışlar çerçevesinde yönlendirilir. Özellikle anksiyete, strese veya depresyon gibi kötü hislere yol açan düşünceler ereksiyon halini oluşumunu veya bunun süresini etkiler. Bu durum aynı zamanda erkeğin seks ve cinselliği algılamasını etkiler, yani ileriye dönük olarak kişi cinsel birlikteliğe girme konusunda daha isteksiz hale gelebilir.
    • Nörolojik Hastalıklar: Erkeğin genital fonksiyonlarını kontrol etmek için, omuriliğin farklı bölümlerinden kaynaklanan farklı türden sinir demetleri penis içine ve penis dışına uzanmaktadırlar. İskelet (istemli hareketler ve bilinçli kontrol altında olan bölümler) kas sisteminden ve organlarımızın düz kas sistemi gibi bu fonksiyonların dış etkileri (irade), cinsel dürtünün başlamasını, uyarıcı etkisi altındaki süreci, orgazm olmasını (yani doruğa ulaşılması) ve en son oluşan boşalmayı koordine ederler (hepsini aynı anda ya da bir bir yaşamak veya yaşayamamak) . Beynin verdiği bu refleks cevap sinyalleri omurganın belli bölümlerinde bulunun merkezlerden sinir demetleri vasıtasıyla genital bölgeye, testislere, sperm kanalına ve dışarı boşalması sağlanacak organlara ulaştırılır. Penisin boyutunda değişimi (şişme) olan corpus cavernosumun duvarını saran damarlarda bulunan düz kaslar ile diğer organların duvarındaki ve sfinkter adı verilen kapaklarda (ör: Mesane boyun sfinkteri) da bulunun kasların omuriliğinden gönderilen ve uyarıcı etkenleri durdurulduğu ya da tamamen sonlandığında geriye yani gevşeyen hareketine kadar olan tüm bu işlemler beynimiz ve omuriliğimiz tarafından düzenlenir. Bütün bu olaylar oldukça hızlı gerçekleşmesine rağmen vücudun işlev ve tepki sürelerine bağlı olarak erkeğin penisindeki (ve diğer ilgili organlar) sertliği veya bu sertliğin ne kadar süreceği ya da bir ereksiyon olamayabileceği (yani boşalmadan geriye dönüş) belirlenir. Bu sürecin sağlıklı işlemesinin en büyük yardımcı unsurları da insan beyni ve omuriliğidir. Ancak, erkekte beyin ya da omurilik ile ilgili herhangi bir patoloji (ömürlik ya da geçici, yapısal veya fonksiyonel bozukluk) varsa, örneğin tümör ya da damarsal problemler veya birtakım yaralanmalar, peniste istenilen ereksiyon (veya diğer işlemler) meydana gelmeyebilir ve çeşitli sertleşme problemlerinin yaşaması sonucunu doğurur. Multiple skleroz, parkinson, Alzheimer hastalığı gibi hastalıklara bağlı da gelişebilen nörolojik kaynaklı sertleşme bozukluğu, kalıcı ya da ilerleyici bir klinik görünüm göstererek farklı sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir.
    • Hormonal faktörler: Sertleşme sorununun en önemli ve sık görülen nedenlerinden biri, yetersiz miktarda testosteron düzeyine sahip oluş yani, bir diğer tabirle “testosteron eksikliği” ve “erkek hipogonadizmi”. Penise gelen sinir uyarısı ve kan akışı ile ilgili durumların aksine testosteron hormon düzeyleri bireylerde ereksiyon olmasına ve diğer bazı fonksiyonlarına yön vermesine karşın kişiler bu sürecin başlamasından ya da tamamlanmasında direkt etkili değillerdir. Cinsel istekli, normal testosteron düzeyine sahip ve dolaşım ya da sinir sistemi ile ilgili herhangi bir sorun yaşamayan bireyler cinsel uyaran sonucu kolayca sertleşmeye başlarlar iken bazı erkekte dolaşımlarının ve sinir sistemlerinin sağlıklı bir şekilde çalışmasına karşın oluşan hormon dengesizliklerine bağlı erektil disfonksiyon problemi yaşayabilir. Dengeye etki edenler arasında sadece testosteronun düşük olması durumu olmayabilir; aynı zamanda bu hormonu taşıyacak protein (SHBG) yapısının ya da sayısının değişkenliği ile testosteron hormonu tarafından kullanılan bölgelere (yani “hücrelere” verilen ismin kısa hâli) uygun şekillerde sinyal iletimini sağlayacak reseptör yapılarının yeterliliğin, yoğunluğunun ve işlevselliğini de olduğunu unutmamak gerekir.
    • Diğer nedenler: Sertleşme problemi olan bazı erkeklerde altta yatan bir hastalık tespit edilemeyebilir; bu erkeklerde yaş, anksiyete gibi bazı durumlara bağlı olarak ereksiyon sorunu ile karşılaşırlar. Prostat kanseri olan bireylerde tedavinin şeklinden bağımsız (cerrahi ya da medikal olsun), kullanılan tedaviye özgü bazı özel komplikasyonlar gelişebilir. Prostat bezi ve penisinin arasında dolaşan sinir demetlerine cerrahi olarak yapılan bir müdahale, aynı anatomik yapıya yapılan radyoterapi ve erkeklerde dolaşan androjenleri (erkeklik hormonları olan “testosteronun ve “Dihidrotestosteron”) kontrol etmek için yapılan sistemik tedaviler , hem yeni başlayan ereksiyon sorunlarına hem de zaten daha öncesinden mevcut problem varsa daha fazla problem yaşanmasına yol açar. Hastalar hangi tedavinin tercih edildiğiyle bağlantılı olarak, yapılan müdahalelerde kullanılan farklı tekniklerin etkisiyle değişik semptomların varlığında ereksiyon güçlüğü ile karşılaşabilirler. Radikal prostat eksizyonundan (prostatın tamamen cerrahi olarak çıkarılması) ve ilaç ile yapılan hormon tedavisinden sonra oluşan penis boyutunda görülen azalma sık gözlenen ve erkeklerde sıklıkla oluşan sertleşme güçlüğü belirtileri arasında önemli bir sorundur.

    Sertleşme Tedavisinde İlk Adımlar


    Yaşam Tarzı Değişiklikleri

    Erektil disfonksiyonun tedavisinde yaşam tarzı değişikliklerine başvurulması, vücudun sağlıklı fonksiyonlarının tekrar kazanılabilmesi amacıyla tercih edilebilir. Birçok çalışma yaşam tarzı değişiklikleri ile sadece sertleşme bozukluğunun giderilebileceğini gösterirken bu değişiklikler aynı zamanda kardiyovasküler hastalıklara neden olabilen diğer risk faktörlerinin kontrol edilmesi için de önem arz etmektedir. Ancak ilaç tedavisi ile hormon tedavisinin de bazı olumlu etkilerinin olabileceği unutulmamalıdır. Fiziksel olarak aktif bir yaşam tarzının benimsenmesi, bireylerin her gün yapacakları düzenli fiziksel aktiviteyi kapsayabileceği gibi dengeli ve çeşitlilik gösteren beslenmeye odaklanmayı da içerir. Stres altında yaşayan, aşırı kilolu veya şişman (BMI>30) bireylerin sağlıklı yaş

    amın prensiplerini takip etmeleri sadece erektil disfonksiyon konusunda onlara fayda sağlamayacak, ayrıca tüm kronik hastalık riskinde de bir düşüşle hayatlarının uzamasına ve sağlıklarının düzelmesine de imkân sağlar. Akdeniz diyeti; yani zeytinyağının bol tüketilmesi, yağlı balıkların haftada bir veya iki kez diyet içine dahil edilmesi (kalp için faydalı yağlar içerir) gibi sağlıklı beslenme uygulamaları kişilerin hayatlarının sağlıklı şekilde uzatılmasına yardımcı olabilmektedir. Özellikle Akdeniz diyeti sadece damarları koruyan yağ asidi yönünden zengin değil aynı zamanda bu beslenme programı; vücutta meydana gelebilecek oksidatif ve enflamatuar zararları (hastalığa sebep olan kimyasallar), beslenmenin içerisinde bulunan fenolik ve flavonoid içerik maddeler aracılığıyla engelleyici antioksidan özelliklere de sahiptir. Bu diyet sayesinde sadece yağlı asid yönünden dengeli değil, ayrıca karbonhidratların ve lipitlerin (insan vücudunda bulunan farklı yağ gruplarının ismi) tüketimi de kontrol edilerek metabolik bir dengenin sağlanması mümkün olur. Bunların hepsi topluca düşünüldüğünde vücut için koruyucu etkisi olduğunun bilimsel kanıtı da ayrıca mevcuttur. Alkol ve tütün ürünleri, damar yapısının ve diğer sistemlerin (sinir, dolaşım, solunum vb) fonksiyonel kapasitesini negatif yönde etkileyebilecekleri için tüketim miktarlarının azaltılması veya ideal durumda bunlardan uzak durulması da sağlıklı bir cinsel yaşam için önemlidir. Eğer alkol bağımlılığı sorunundan şikâyetçiyseniz bunu yenebilmeniz adına tıbbi yardıma başvurmanız doğru yaklaşımdır. Sigarayı ve sigaraya benzer ürünleri bırakmak (bireylere özgü değişebilen, fiziksel ve mental durumun bağımlılığı), en zor bırakma bağımlılığı olan sigaradan vazgeçmek; her geçen süre boyunca ilerlemesi, artışı ve zor bir dönemle geçişi sebebiyle kişi tek başına başaramayabilir ve başarısı için bir tıp hekimine başvurmayı tercih edebilir (desteğe ve bilgiye ihtiyacı vardır, ancak çoğu zaman utanmaktan ya da yapabileceğinin umutsuzluğundan vazgeçer). Ancak bunun için profesyonel bir sağlık hizmeti, bu aşamada sizlere destek olur.

    Psikolojik Destek ve Danışmanlık

    Sertleşme problemi (yani erektil disfonksiyon) çoğu zaman erkek ve partnerleri arasında mahrem hayatını (seksüel deneyim), ve beraber geçirdikleri zaman diliminde paylaşımlarının kalitesini negatif yönde etkiler ve çoğu zaman utanma veya utanma hissinin gelişimi sebebiyle kişilerde endişe yaratarak yardım almaktan uzak durulması ile sonuçlanabilir. Ancak erkeklerde cinsel sağlıkta psikojenik unsurları birden fazla unsurdan oluşan karmaşık (hem teşhiste hem de tedavide) bir klinik tablo ortaya koyar. Erektil disfonksiyonlu (ED) erkekler ve bunların eşlerinde, oluşan ve tatminsizliği devam eden sorunu aşmak, bireysel olarak kişilerde depresyon semptomları ve bir hastalığın bulunup bulunmamasına (organik hastalık vs) bağlı olarak oluşan belirtilerden etkilenir, ilişkileri boyunca bir çok çatışma ve mutsuzluk oluşmasının etkisi sebebiyle cinsel terapi veya çiftlerin danışmanlık desteği tavsiye edilir. Partnerleri ile aralarındaki iletişimi olumsuz şekilde etkileyen faktörlere, psikolojik sebeplerin etkisi azalırsa ilişki dokusunu kuvvetlendirerek problemlerin daha etkili bir şekilde aşılmasına yardımcı olur ve hastalar daha daha az zorlu ve korkulu bir ortam yaratılabilir. Kişi, yaşadığı bu psikolojik problemler boyunca, sağlıklı ve doğal şekilde cinsel yaşam döngüsünde tekrar adım atma konusunda cesaret, güven kazanması için yardımcı olabilecek destek unsurlarından biri, bir ruh sağlığı uzmanıyla görüşmektir. Ancak bu konuda yardımcı olabilmesi için söz konusu uzman kişi kişi cinsellik konularında yeterli donanıma sahip olmalıdır. Tedavinin başında bir uzman ekleme veya gerektiğinde daha sonrasında yardım alma; kişinin bireysel (eğitim, inanış, kültür) geçmişinı, durumları göz önünde bulundurmalı, partnerleri varsa her ikisinin fikir birliği oluşturarak ileri hareket edebileceği şekilde ilerlemelidir.

    Sertleşme Tedavisinde İlaç Kullanımı


    Fosfodiesteraz Tip 5 İnhibitörleri (PDE5Is)

    Erektil disfonksiyonun tedavisinde ilk basamak olarak fosfodiesteraz tip 5 inhibitörleri (PDE5I) kullanılır ve bu ajanların ereksiyon güçlüğü probleminin kontrol altına alınmasında en sık kullanılan tedavi yöntemi olduğu birçok çalışma ile doğrulanmıştır. PDE5 inhibitörleri, cinsel ilişki sırasında penise olan kan akışını hızlandırarak penisin sertleşmesini sağlayan ve etken maddeye göre değişiklik gösteren birtakım ticari isimlere sahip ilaç gruplarını içerirler. PDE5 inhibitörü ajanlar etkisini penis içerisinde bulundurduğu kavernöz dokunun etrafında bulunan kaslar ve damarlar üzerinde gösterir. Kavernöz yapı kan ile dolduğu zaman, penis büyüklüğünde ve sertliğinde artış ile ereksiyon (sertleşme) meydana gelir.

    Günümüzde, sertleşme bozukluğu tedavisi kapsamında Avrupa’da en sık kullanılan PDE5I (fosfodiesteraz tip 5 inhibitörleri) etken maddeleri ve bunların ticari (çoğu zaman bu isimle aranmaktadır) isimleri aşağıda sıralanmıştır:

    • Sildenfil, ticari ismi ile Viagr*a®, ilk piyasaya sürülen ve halen en fazla bilinen ilaçlardan birisidir.
    • Tadalfil, Ciali*s®.
    • Vardenfil, Levitr*a®.
    • Avanafil, Spedr*a®.

    Her PDE5 inhibitör etken maddesi içeren ilacın farklı dozaj formları bulunmaktadır, kişilere göre farklı yan etkileri olabilir ve vücuttan atılım hızlarına göre etki etme süresinde de farklılıklar bulunabilmektedir (yani hastanın hastanelere başvurarak üroloji hekimlerinden bu konuda daha detaylı bilgi edinmesi gerekir), bu sebeplerden dolayı, birçok ilacın olması sizi korkutmamalıdır, sadece üroloğunuza veya hekime başvurarak kişiye özgü bir karar verebilir, tedavi için bu bilgiler ışığında adım atabilirsiniz.

    PDE5 inhibitörleri kullanan hastalar ne tür bilgiler edinmelidir?

    Sertleşme sorunundan muzdarip ve bu probleme çözüm arayışında eczanelere başvuran erkekler eczacılardan detaylı bilgi almaktan kaçınmalı ve her türlü ilacın kullanımı öncesi bir tıp doktoruna görünmeleri gerekmektedir. Sildenafil, Vardenfil, Avanafil ve Tadalafil içeren bu ilaçlar, kalp ve damar sistemi hastalığı, diyabet gibi çeşitli sağlık problemi yaşayanlarda; ya dozaj düzenlemesi yapılarak veya tamamen bu ilaçların kullanılmasından vazgeçerek başka bir alternatif (cerrahi veya medikal) tedavi yöntemine geçilmesi sebebiyle ilk değerlendirmenin uzman bir hekim tarafından yapılması önerilir (ilaç başlangıcı ve/veya kullanılacak dozun belirlenmesi), aksi taktirde hasta çok ciddi yan etki (kalp krizi gibi) bile yaşayabilir.

    Eğer ereksiyon ilaçları size bir doktor tarafından verilmiş olsa dahi kullandığınız tüm diğer reçeteli ve/veya reçetesiz (yani doktordan habersiz kullandıklarınız, bitkisel de dahil) ilaçlar konusunda, ilacın prospektüs bilgilerine ek olarak doktora sormanız faydalı olur. Bir başka öneri ise şikayetlerinizle ve kişisel öykünüzle (geçmiş tıbbi rahatsızlıklarınız ve ailede kalp damar hastalığı olup olmadığı), ilaç reçetesini veren doktor dışında, aynı veya farklı zaman dilimlerinde bir başka hekim de değerlendirilebilir; örneğin aile hekimi veya bir kardiyoloğa danışılarak tedaviniz tekrar gözden geçirilebilir (her zaman iyi niyetli davranmak yeterli değildir, bilgi ve beceri farklı alanlarında tecrübelere bağlıdır, ayrıca zaman zaman herkes hatalı kararlar verebilir, hata insana mahsustur), unutulmamalıdır ki kişisel sağlık da sorumluluğun en büyüğü bizlere aittir.

    Bazı diğer yaygın yanlış kullanımlar, bu ajanlarla tedaviden beklentiniz ve bunları nasıl kullandığınız, doktorla açık bir iletişime dayalı, uygulanabilir, anlaşılır bilgiler edinerek azaltılabilir. Yanlış kullanımlar ve ilacın yeterli etkisini gösterememesine yol açabilecek faktörler ise aşağıda şöyle sıralanabilir:

    • Kişiler yanlış doz ilaç kullanmış olabilirler (yani aşırı az veya aşırı fazla doz ilaç alınmış olması), ilaç başlangıçta en yüksek dozdan başlamamalıdır. Genel öneri; ilk basamakta daha düşük bir doz ile başlangıç yapılarak hastanın toleransı (dayanıklılık) veya yanıt oranlarına göre (şikayetleriniz) dozun yavaşça arttırılması veya azaltılması, farklı bir etken madde ile değişimidir.
    • Ereksiyon ilaçlarını yanlış zaman dilimi içerisinde kullanmış olabilirler (örneğin çok erken alınmış olması). İlacı aç karnına almak en doğru ve uygun yaklaşımdır. Sildenafil ve Vardenafil içeren tabletler besinler ile birlikte alındığında (özellikle yağ oranı fazla ise, örneğin pizza, burger gibi fast food tüketimi gibi), emilimleri etkilenerek etkileri gecikir ve azalır (aç karnına alınmış olsalar bile etki gösterme sürelerinde bazı farklılıklar görülebilir). Bu nedenle ilacın alış alışkanlığınıza, diyet programına göre kişiye özgü uygun doz ayarlamasını yapmak için doktorunuza danışabilirsiniz (unutmamalıdır ki aynı hastalığa ait farklı tedavi modaliteleri, seçenekleri, insandan insana değişebilir), ve kişiler arası bu fark her zaman, ilaç kullanımıyla sınırlı değil, her tıbbi tedavide görülebilir, yani bir insana çok iyi gelen bir yöntem size iyi gelmeyebilir (doktorlar her zaman bunu bilirler ancak hastalara bu konuyu iyi şekilde açıklamak zorunda olduklarını da hatırlatmalıyız).
    • PDE5Is inhibitörlerini başka bir ilaçla beraber yanlış kombinasyon şeklinde kullanmış olabilirler, her ilacın kendi etkisi, başka ilaçların varlığı durumunda, beklenilenden farklılık gösterebilir, ilaç prospektüslerinde yazan uyarı bilgilerine ek olarak, kullanmadan önce bir sağlık profesyoneline (sağlık personeli ve profesyoneller işbirliğinin önemi) mutlaka danışılması, en önemli adımdır.
    • İlacın çalışmaya başlamasını sağlamak ve gerekli etkisini gösterebilmesi için en az 3–4 kere farklı zamanlarda denenmesi (sabırlı ve kararlı olunması) gerekliliği oldukça önemlidir (alıştığımız eski hayatımızı tekrar yaşayabilmenin zor olduğunu kabul etmeliyiz), başlangıçta istenen sonucun alınamaması durumlarında kişiler hayal kırıklığı yaşayıp ilacı kullanmayı bırakabilir (ve daha sonra üzerine bir başka şey denemeyebilir (pes etme, motivasyon kaybı)), bu sebeple psikolojik (hayal kırıklığı ve hayal kırıklığını yönetebilme) destek ve yapılan açık görüşmeler çok önemlidir (yardıma ihtiyaç var, ancak utanıyorum ve utanmayı kontrol etme becerim azalmış).

    Ereksiyon hapları olan bu ilaçların birçok yan etkisi mevcuttur (ayrıntılı bilgi için “sertleşme sorunu tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkileri ve bu yan etkiler ile nasıl baş edebilirim?” bölümüne bakınız); ancak çoğu yan etki oldukça nadir görülür. Yaygın görülen yan etkiler genellikle ilacın vücuttan atılımının sonrasında yok olurlar ve bir süreyi kapsar. Sildenafil ve Vardenafil etken maddeli ilaçlar kullanıldığında en sık görülen yan etki, baş ağrısıdır. Yan etkilerin şiddeti kişiden kişiye değişebilir ve bu etkiler oluşmadan önce doktor tarafından ilaç dozu veya türünde değişiklikler yapılabileceği unutulmamalıdır (örneğin daha düşük dozda bir ilacın kullanımı ya da başka bir ilacın denenmesi ya da kombine ilaç tedavisi önerilmesi). Ayrıca birtakım özel sağlık problemlerinde bu ilaçlar oldukça riskli olabilir (ör: Kalp rahatsızlığı veya kalp rahatsızlığının tedavisinde kullanılan ilaçların varlığında kullanılmamalıdır), unutmayın ki ereksiyon problemlerinizin neden kaynaklandığını anlamak ve tedaviniz planlanması, bu durumun doğru yönetmek sağlığınız için çok önemlidir. Kalp hastalarının bu ilaçları kullanamaması ve başka tedavi yöntemine ihtiyaç duyması durumlarında, örneğin protez implantasyonu (aynı amacı hedefleyen ancak farklı yola giden tekniklerle sertleşme sorunun çözülmesi) düşünülebilir (hasta memnuniyet oranı en yüksek ve kalıcı bir çözüm, diğer tedaviye yanıt görme oranı en fazla olan tedavi seçeneği).

    Alprostadil ve Diğer Enjeksiyon Tedavileri

    Ereksiyon problemini gidermede etkili olan ve tablet (ağızdan alınan ilaçlar, fosfodiesteraz 5 inhibitörleri grubu) formundaki ilaçlara yanıt alınamadığı zaman, ilaçların pencerenin bir başka açılış formu olan penil enjeksiyon yöntemleri (genital bölgeye yapılacak müdahalelerin farklı yollarıyla sertleşme sorununu çözme, işe yarayabilir ama biraz cesaret, sakin kalmak ve açıkça sormak gerekir), hekim tarafından önerilir ve ilk uygulama mutlaka eğitim amaçlı sağlık kuruluşunda gözetim altında (yanlışlıkla ilacın damara gitmesini önleme, güven ve cesaretin yenilenmesi) gerçekleştirilir. Ereksiyon sorununda ilaç tedavilerinde kullananların çoğu, ağrı, korku (enjeksiyonla yapılacak müdahale beni endişelendiriyor ve korkutucu buluyorum) veya yan etki (sertleşmenin çok uzun sürmesi, kan basıncım düşebilir) oluşma ihtimallerinin fazla olmasına rağmen enjeksiyon tedavisinden fayda görmüş, ve kullanımda oldukça yüksek bir memnuniyet oranı sağlanmıştır. Enjeksiyon ilaçları, işlevi kaybeden penis dokusunun (kavernöz doku), damarların gevşemesi ve penis içine kan dolumunun başlatılması, sürekliliğini destekler, ancak süreci başlatan bir tetikleyici özelliği yoktur (tıpkı oral ilaçların olduğu gibi uyarılma ve istek gerekiyor). Alprostadil, papaverin ve fentolamin kullanılabilen ilaçlardandır, ancak hepsi her ülkede mevcut olmayabilir. Doktorlar, hastanın geçmişine, hastalıklarına ve penisin durumuna bakarak size en uygun ilacı (hangisinin daha iyi olduğunu size açıklayacaklardır) önerecektir ve tek bir ilacın enjeksiyonunun yetersiz olduğu durumlarda bu ilaçların ikisini veya üçünü birlikte kombinasyon halinde kullanımı da bir seçenek olabilmektedir. Erektil disfonksiyon tedavisi için kullanılan ilaçların, etken maddesinin türüne bakılmaksızın belirgin yan etkileri ve riskleri bulunur. Özellikle bu yan etkiler enjeksiyon yapan kişinin kendi uygulama şekli ile (yanlış noktaya, hızlı bir şekilde yapılan enjeksiyon yan etkileri artırır) ilişkili olduğu gibi bazı özel durumlarda, örneğin kan sulandırıcı tedavisi gören hastalarda ve kullanılan ilaçlar nedeniyle bu ilaçlarla enjeksiyon tedavisine başvurmak riskli olabilir (tedavinizin yönetimi için sorumluluk almaktan kaçınmamalısınız (ihmal ve ihmalkârlık hatayı çoğaltır), sağlık sorunlarınızı ile ilgili, karar verme süreci [sağlıklı bilgilere ihtiyacınız var, bunun için doktorunuz ile açık ve samimi olmanız gerekir]), doktorların tavsiyelerine uyulmalıdır. Sertleşme bozukluğu tedavisinde kullananlardan bir çoğu penil enjeksiyon tedavisinden memnun kaldığını bildirmesine ve oldukça yüksek başarı oranları (enjeksiyonun yapılmasından 10–15 dakika sonra % 85’inde sertlik oluşması) sağlanmasına rağmen enjeksiyona bağlı olabilecek olumsuz sonuçları veya yan etkiler (sürekli tekrarlama nedeniyle bıkkınlık), bunları tolere etme zorluğunu (sabrımı yoruyor ve bıktım) aşamamak nedeniyle uzun dönemli bu ilaçları kullanmaktan vazgeçmeyi tercih edebilir. İlaç ve enjeksiyon tedavilerine yanıt alamayan, kullanımı için uygun olmayan veya bunlardan memnun kalmayan ve isteyenlerin kalıcı bir çözüme ihtiyaç duyması durumlarında (sertleşme bozukluğunun etkileri bireyleri çaresiz ve yetersiz hissettirebilir), mutluluk çubuğu tedavisini düşünebilirler (bu tedaviyle hakkında farklı bilgiler duyabilirsiniz). Mutluluk çubuğunun başka bir tıbbi adı da penil protezdir (bu isimle daha sık araştırılmaktadır), operasyon sonrası ereksiyon sorunları tamamen ortadan kalkar (kişilerin hayat kalitesi artar).

    Sertleşme Tedavisinde Cihazlar


    Vakum Erektil Cihazlar

    Erektil disfonksiyon tedavisinde, ilaç ve enjeksiyon tedavisinin işe yaramadığı durumlarda vakum cihazları, sertleşmenin mekanik yollarla sağlanmasında tercih edilen tedavi yöntemidir. Ayrıca, yaşam boyu (geçmiş tıbbi hikayesini düşünmek) ya da geçici süre oluşan rahatsızlıkların varlığı (kişiler arasındaki farklı tedaviler, geçmiş sağlık sorunlarına bağlıdır), ileri yaş sebebiyle (yaşlandıkça kronik hastalıklar daha sık görülür ve kalp veya damar sağlığı bu ilaçlardan etkilenir, bazen zararlı olabilir) ve ya da kişinin tedaviden beklentileri farklılığı sebebiyle (çabuk bir çözüm, rahat, konforlu ve acısız olması tercih ediliyor ve her seferinde ilacı kullanma isteğine rağmen unutkanlık sorunu yaşıyorum (bireylere göre değişebilir), birkaç faktörü bir araya getirerek (yani her kişinin beklenti, düşünce ve davranışı farklı olabilir, saygılı olunmalıdır), vakum cihazları bazı hastalarda kullanımı ve kişiselleştirerek tedaviyi tercih edilir. Vakum cihazlarının kullanımı oldukça kolay ve anlaşılırdır. Penisin üst kısmından geçirilen vakum cihazının yardımı ile, negatif basıncın oluşması, penise kan dolumunu hızlandırır, penisi genişletir (dikleşmesi) ve sonrasında penis tabanına elastik bir halkanın yerleştirilmesi ile (30 dakikadan fazla takılı tutulmamalıdır) ereksiyon, boşalma olmadan daha uzun bir süre koruyabilir, ancak bu süre için bir kısıtlama vardır (ayrıntılı bilgi için “Vakumlu Sertleştirme Cihazı (VED) bölümüne bakınız”). Vakum cihazının kullanılmasından sonra en sık görülen yan etkiler ise aşağıda sıralanmıştır:

    • Orgazm güçlüğü
    • Penisin derisinde ve altında çizgi şeklinde kızarıklıklar ve morarmalar, kılcal damarlarda kanama
    • Penis dokununca soğuk hissetmek
    • Boşalmada güçlük
    • Peniste duyarsızlık
    • Elastik halkanın 30 dakikadan uzun süre peniste kalması ciddi bir hasara neden olabilir (gangrene, penis kaybı gibi ciddi bir sorun, bu cihaz ilk sefer kullanılıyorken kullanacak olan kişinin (partneri veya kendisi, fark etmez) yanında tecrübeli birinin bulunması ve bu cihazlar, bir tıp doktorundan bilgi alınmadan, yanlış yerden alınarak kullanılmaması tavsiye edilir (piyasada benzer ve başka bir isimle satılan cihazlar da mevcut olabilir), kişilerin bilgisiz ve bilinçsizce hareket etmesi sık rastlanılan bir olumsuzluktur).

    Vakum cihazlarının kullanımı, kanama pıhtılaşma problemi olan ya da kanama bozukluğu olan hastalarda (ör: Kalıtsal olan kan hastalığı (Hemofili) veya kullanılan ilaçlara (örn., Aspirin) bağlı kanamaya yatkınlık), kullanılmamalıdır, ayrıca bu cihazların kullanımında yaşanan sıkıntılar (ölçüyü ayarlayamıyorum, işe yaramıyor), kullanmaya devam etmeden önce mutlaka doktorla görüşerek bilgi edinilmelidir.

    Şok Dalga Tedavisi

    Şok Dalga Tedavisi (ESWT), Nedir?

    Sertleşme sorunu yaşayan hastalar için, şok dalga tedavisi (Shockwave Therapy: ESWT), ilaç tedavisine cevap vermeyen durumlarda başvurulan alternatif tedavi yöntemlerinden biridir. Normalde kalp kası problemlerinde ve diyabetik hastalarda oluşan ayak yaralarının tedavisinde kullanılan bu yöntem son yıllarda erektil disfonksiyon tedavisinde de yaygınlaşmıştır. Penise, vücudun dışında bulunan cihazdan düşük intensiteli şok dalgaları uygulanır (penisin değişik bölümlerine); bunun sonucunda, yeni damar oluşumları gözlenmektedir. Ancak, bu tedavinin etkisi ve tam olarak nasıl işlediği henüz bilinmemektedir (çalışmalara ihtiyaç var) ve uygulanmasında standart bir prosedür bulunmamaktadır. Sertleşmenin iyileştirilmesinde sıklıkla kullananlarda (hatta en baştan başvuranlar vardır) (açık ve anlaşılır bilgi verme ve paylaşma gerekiyor), tatmin edici gelişme gözlenmesine ve bazı çalışmalarda bu gelişmenin peniste oluşan damar genişlemesinin (kavernöz arterlerin çalışması, bir kan akımı haritası ile gösterilebilir) kanıtı (kanıtı var mı, doğru mudur, değişebilir mi sorularıyla yaklaşmalıyız), daha sonra bu bulgulara dayanarak ortaya atılan bir iddianın, yani şok dalgasının damarsal sertleşme sorununu iyileştirebileceği hipotezinin desteklenmesine karşın (hipotez; doğrulama bekleyen bir varsayım), geniş ölçekli (birkaç ülkeden katılımcılar, binlerce hastalar) çalışmalara ihtiyaç vardır (çalışmaları sabır ve dikkatle takip etmeliyiz), bu konuda da zamanla gelişme sağlanacağı öngörülmektedir (her tıbbi ilerlemenin bir hikayesi vardır, sabırlı olmak ve azimle devam etmek lazım). Bu yöntem şimdilik standart tedavi protokolü (tedavi planları ülkeden ülkeye değişebilir) içerisinde yer almadığından (tıbbi onay alınması için çalışmaları beklemeniz gerekebilir), bu aşamada doktorlar tarafından genellikle önerilmemektedir (standart uygulamanın dışına çıkış).

    ESWT Tedavisi Kimlere Uygundur?

    ESWT (Şok Dalga Tedavisi) genellikle ilk basamak tedavilerinden (ilaç ve enjeksiyon tedavileri gibi), sonuç alınamadığında, yani ilaçlar yetersiz olduğu durumlarında veya hastalar tarafından tercih edilmediğinde (ilaçlardan korkan ve çekinen bir birey veya partnerinin ilaç kullanımını onaylamaması) kullanılabilir ve genellikle kısa süreli ve orta şiddette ereksiyon (sertlik) problemleri yaşayanlarda iyi sonuçlar (sonuç geçici olur, farklı hastalarda farklı yanıt alınabilir (standart tedavi yöntemlerinin başarılı olması ihtimali her zaman yüksektir)) alındığı görülmüştür. Bu bilgiler sertleşme tedavisi hakkında genel bir bakış sunmaktadır. Her hasta için en uygun tedavi yöntemi farklı olabilir, bu nedenle mutlaka bir sağlık profesyoneline danışılması önemlidir. Tedavi sürecinde sabırlı olmak, doktorunuzla açık iletişim kurmak ve önerilen yaşam tarzı değişikliklerini uygulamak başarı şansını artıracaktır.

    Penil Protezler

    Penil protezler, erektil disfonksiyon (sertleşme sorunu) tedavisinde kullanılan cerrahi implantlardır. Bu cihazlar, diğer tedavi yöntemlerinin başarısız olduğu veya uygun olmadığı durumlarda tercih edilir. Penil protezler, penisin sertleşme dokusuna (korpus kavernozum) yerleştirilen yapay cihazlardır ve cinsel ilişki sırasında yeterli sertliği sağlamak için tasarlanmıştır. Bu protezler, erektil disfonksiyonun altında yatan nedene bakılmaksızın, çoğu hastada etkili bir çözüm sunabilir [1].

    Penil Protez Nedir?

    Penil protez, halk arasında “mutluluk çubuğu” olarak da bilinen, erektil disfonksiyon tedavisinde kullanılan cerrahi bir cihazdır. Bu cihaz, penisin içine yerleştirilerek doğal ereksiyon mekanizmasının yerini alır. Penil protezler, oral ilaçlar, enjeksiyonlar veya vakum cihazları gibi diğer tedavi yöntemlerinin etkisiz kaldığı durumlarda tercih edilir. Protez, hastanın isteğine bağlı olarak penisi sertleştirmesine ve cinsel ilişkiye girebilmesine olanak tanır. Bu cihazlar, erektil disfonksiyonun şiddetine, hastanın tercihine ve cerrahın önerisine bağlı olarak farklı tiplerde olabilir [2].

    Penil Protez Türleri

    Penil protezler temel olarak iki ana kategoriye ayrılır: tek parçalı (malleable) protezler ve şişirilebilir protezler. Her bir türün kendine özgü avantajları ve dezavantajları vardır, ve hangi türün seçileceği hastanın ihtiyaçlarına, anatomisine ve tercihlerine bağlı olarak değişir.

    Tek Parçalı (Malleable) Penil Protez

    Tek parçalı veya malleable penil protezler, en basit ve en eski penil protez türüdür. Bu protezler, penisin içine yerleştirilen iki adet esnek çubuktan oluşur. Bu çubuklar genellikle silikon kaplı metal veya plastikten yapılır ve penisi her zaman yarı-sert bir durumda tutar. Cinsel ilişki için penisin yukarı kaldırılması, ilişki sonrasında ise aşağı indirilmesi yeterlidir. Tek parçalı protezler, kullanımı kolay ve mekanik arıza riski düşük olduğu için tercih edilebilir. Ayrıca, diğer protez türlerine göre daha ekonomiktir. Ancak, her zaman yarı-sert durumda olması nedeniyle gizlemesi zor olabilir ve daha az doğal bir görünüm sunabilir.

    Üç Parçalı Şişirilebilir Penil Protez

    Üç parçalı şişirilebilir penil protezler, en gelişmiş ve en çok tercih edilen protez türüdür. Bu protezler, penisin içine yerleştirilen iki adet silindir, karın bölgesine yerleştirilen bir sıvı rezervuarı ve skrotuma (testis torbası) yerleştirilen bir pompadan oluşur. Hasta cinsel ilişki istediğinde, skrotumdaki pompayı sıkarak rezervuardaki sıvıyı silindirlere aktarır ve penis sertleşir. İlişki sonrasında ise pompadaki tahliye düğmesine basılarak sıvı tekrar rezervuara gönderilir ve penis eski haline döner. Üç parçalı şişirilebilir protezler, en doğal görünümü ve hissi sağlar. Ayrıca, penis istenen zamanlarda sert, diğer zamanlarda yumuşak olabildiği için gizlenmesi daha kolaydır. Ancak, bu protezler daha karmaşık bir yapıya sahip olduğu için mekanik arıza riski biraz daha yüksektir ve ameliyatı daha uzun sürebilir.

    Üç Parçalı Şişirilebilir Penis Protezi
    Üç Parçalı Şişirilebilir Penis Protezi
    Üç Parçalı Şişirilebilir Penis Protezi
    Üç Parçalı Şişirilebilir Penis Protezi
    Tek Parçalı Bükülebilir Penis Protezi
    Tek Parçalı Bükülebilir Penis Protezi

    Sertleşme Tedavisinde Başarı Oranları ve Hasta Memnuniyeti


    Sertleşme tedavisinde başarı oranları ve hasta memnuniyeti, tedavi yönteminin etkinliğini ve yaşam kalitesi üzerindeki etkisini değerlendirmek için kritik öneme sahiptir. Erektil disfonksiyon (ED) tedavisinde kullanılan çeşitli yöntemlerin başarı oranları, hastanın tıbbi durumuna, yaşına, ED’nin şiddetine ve altta yatan nedenlere bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Genel olarak, oral ilaçlardan cerrahi müdahalelere kadar uzanan bir tedavi spektrumu mevcuttur ve her bir yöntemin kendine özgü başarı oranları bulunmaktadır. Örneğin, fosfodiesteraz tip 5 inhibitörleri (PDE5i) gibi oral ilaçlar, hastaların yaklaşık %70-80’inde etkili olmaktadır. Ancak, bu ilaçların etkinliği zamanla azalabilir veya bazı hastalarda hiç etkili olmayabilir [1].

    Tedavi Seçeneklerinin Karşılaştırılması

    Sertleşme tedavisinde kullanılan farklı yöntemlerin karşılaştırılması, hem hekimlere hem de hastalara en uygun tedavi seçeneğini belirleme konusunda yardımcı olur. Oral ilaçlar, genellikle ilk basamak tedavi olarak tercih edilir ve yüksek başarı oranlarına sahiptir. PDE5 inhibitörleri, hastaların çoğunda etkili olmakla birlikte, bazı hasta gruplarında (örneğin, diyabetli veya radikal prostatektomi geçirmiş hastalarda) etkinliği daha düşük olabilir. İntrakavernöz enjeksiyonlar, oral ilaçlara yanıt vermeyen hastalarda ikinci basamak tedavi olarak kullanılır ve %70-80 oranında başarı sağlar. Vakum ereksiyon cihazları ise %60-70 oranında etkili olabilir, ancak bazı hastalar tarafından kullanımı zor veya rahatsız edici bulunabilir. Penil protezler, diğer tedavi yöntemlerinin başarısız olduğu durumlarda tercih edilen son basamak tedavidir ve %90’ın üzerinde hasta memnuniyeti sağlamaktadır [2].

    Hasta Deneyimleri ve Memnuniyet Oranları

    Sertleşme tedavisinde hasta deneyimleri ve memnuniyet oranları, tedavinin başarısını değerlendirmede önemli bir rol oynar. Hasta memnuniyeti, sadece ereksiyonun kalitesi ile değil, aynı zamanda tedavinin kullanım kolaylığı, yan etkileri, maliyeti ve partnerin memnuniyeti gibi faktörlerle de ilişkilidir. Oral ilaçlar, kullanım kolaylığı nedeniyle genellikle yüksek hasta memnuniyeti sağlar. Ancak, bazı hastalar yan etkilerden rahatsız olabilir veya ilacın etkisinin başlaması için gereken süreyi spontanlığı engelleyici bulabilir. İntrakavernöz enjeksiyonlar, yüksek etkinlik oranlarına sahip olmakla birlikte, enjeksiyon korkusu veya uygulama zorluğu nedeniyle bazı hastalarda düşük memnuniyet oranlarına yol açabilir. Penil protezler, diğer tedavi yöntemlerinin başarısız olduğu hastalarda en yüksek memnuniyet oranlarını sağlar. Çalışmalar, penil protez implantasyonu geçiren hastaların %90-95’inin ve partnerlerinin %80-90’ının tedaviden memnun olduğunu göstermektedir. Bu yüksek memnuniyet oranları, protezlerin spontan ve uzun süreli ereksiyon sağlama yeteneği, cinsel ilişkinin doğallığı ve hastanın özgüvenindeki artış ile ilişkilidir.

    Sonuç: Sertleşme Sorununun Üstesinden Gelmek

    Sertleşme sorunu, birçok erkeği etkileyen ve yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebilen bir sağlık problemidir. Ancak, modern tıbbın sunduğu çeşitli tedavi seçenekleri sayesinde bu sorunun üstesinden gelmek mümkündür. Tedavi yöntemleri arasında oral ilaçlar, enjeksiyonlar, vakum cihazları ve cerrahi müdahaleler yer almaktadır. Bu yöntemler arasında penil protezler, diğer tedavilerin başarısız olduğu durumlarda bile yüksek başarı oranları ve hasta memnuniyeti sağlayan etkili bir çözüm sunmaktadır. Penil protezler, özellikle ileri düzey erektil disfonksiyon vakalarında, hastaların cinsel yaşamlarını yeniden kazanmalarına ve özgüvenlerini artırmalarına yardımcı olmaktadır. Bu cerrahi yöntem, modern teknolojinin gelişmesiyle birlikte daha güvenli ve etkili hale gelmiş, komplikasyon oranları düşmüş ve hasta memnuniyeti artmıştır.

    Tedavi Seçeneklerinin Değerlendirilmesi

    Sertleşme sorununun tedavisinde, hastanın durumuna ve ihtiyaçlarına en uygun yöntemin seçilmesi kritik öneme sahiptir. Her hastanın tıbbi geçmişi, yaşam tarzı ve beklentileri farklı olduğundan, tedavi seçeneklerinin bireysel olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Oral ilaçlar genellikle ilk tercih edilen yöntem olmakla birlikte, bazı hastalarda etkisiz kalabilir veya yan etkileri tolere edilemeyebilir. Bu durumda, enjeksiyonlar veya vakum cihazları gibi alternatif yöntemler düşünülebilir. Ancak, bu yöntemlerin de başarısız olduğu veya hasta tarafından kabul edilmediği durumlarda, penil protezler kalıcı ve etkili bir çözüm sunabilir. Penil protezlerin başarı oranları ve hasta memnuniyeti oldukça yüksektir, bu da onları sertleşme sorununun tedavisinde önemli bir seçenek haline getirmektedir.

    Uzman Görüşleri ve Tavsiyeler

    Ürologlar ve cinsel sağlık uzmanları, sertleşme sorunu yaşayan hastalara kapsamlı bir değerlendirme ve kişiselleştirilmiş tedavi planı önermektedir. Uzmanlar, hastaların sadece fiziksel semptomlarını değil, aynı zamanda psikolojik ve ilişkisel faktörleri de dikkate almanın önemini vurgulamaktadır. Penil protezler konusunda uzmanlar, bu yöntemin diğer tedavilerin başarısız olduğu durumlarda bile etkili olabileceğini belirtmektedir. Ayrıca, penil protez ameliyatının deneyimli cerrahlar tarafından yapılması gerektiğini ve ameliyat sonrası bakımın başarı için kritik olduğunu vurgulamaktadırlar.

    Sertleşme sorununun tedavisinde, özellikle penil protezler gibi ileri düzey yöntemler hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen hastalar için detaylı danışmanlık hizmeti sunulmaktadır. Penil protezlerin önemli bir kısmının Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanıyor olması, bu tedavi seçeneğini daha erişilebilir kılmaktadır. SGK’nın ödeme koşulları ve mutluluk çubuğu olarak da bilinen penil protez tedavisi hakkında ayrıntılı bilgi almak için, ilgilenen kişiler web sitemizdeki “Bilgi İsteme Formu” aracılığıyla bizimle iletişime geçebilirler. Bu form sayesinde, hastalar kişisel durumlarına özel bilgi ve yönlendirme alabilir, tedavi seçeneklerini daha iyi değerlendirebilirler. Sonuç olarak, sertleşme sorunu tedavi edilebilir bir durumdur ve doğru yaklaşımla hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırmak mümkündür.


    Bu yazı/sayfa, Üroloji Uzmanı tarafından derlenmiş, incelenmiş ve onaylanmıştır. Bu yazı içeriğinin doğruluğunu ve güvenilirliğini garanti etmektedir. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

    Referanslar

    Referanslar:

    “EAU Guidelines. Edn. presented at the EAU Annual Congress Amsterdam 2023.” European Association of Urology, 2023, https://patients.uroweb.org/other-diseases/erectile-dysfunction/

    UROWEB EAU Hasta Bilgilendirme Web Sitesi 2024

    [0] https://patients.uroweb.org/other-diseases/erectile-dysfunction/
    [1] https://www.uroloji.org.tr/erektil-disfonksiyon
    [2] https://www.healthline.com/health/erectile-dysfunction
    [3] https://www.mayoclinic.org/diseases-conditions/erectile-dysfunction/symptoms-causes/syc-20355776
    [4] https://www.webmd.com/erectile-dysfunction/understanding-erectile-dysfunction-basics
    [5] https://www.nhs.uk/conditions/erection-problems-erectile-dysfunction/
    [6] https://www.clevelandclinic.org/erectile-dysfunction
    [7] https://www.urologyhealth.org/urology
    [8] https://www.medicalnewstoday.com/articles/erectile-dysfunction
    [9] https://www.health.harvard.edu/mens-health/erectile-dysfunction-treatment-options
    [10] https://www.jurology.com/article/S0022-5347(18)41292-9/fulltext
    [11] https://www.verywellhealth.com/erectile-dysfunction-causes-5175068
    [12] https://www.webmd.com/men/features/exercise-and-erectile-dysfunction
    [13] https://www.medscape.com/viewarticle/865393
    [14] https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC6775272/
    [15] https://www.healio.com/news/urology/20201216/erectile-dysfunction-assessment-and-treatment
    [16] https://www.uptodate.com/contents/erectile-dysfunction-beyond-the-basics
    [17] https://www.healthline.com/health/erectile-dysfunction/lifestyle-changes
    [18] https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5632758/
    [19] https://www.mayoclinic.org/diseases-conditions/erectile-dysfunction
    [20] https://www.webmd.com/erectile-dysfunction/guide/ed-psychological-causes
    [21] https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4831920/
    [22] https://www.psychologytoday.com/us/conditions/erectile-dysfunction
    [23] https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4010376/
    [24] https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC6788517/
    [25] https://www.mayoclinic.org/tests-procedures/erectile-dysfunction-medications/about/pac-20385082
    [26] https://www.urologyhealth.org/urologic-conditions/erectile-dysfunction
    [27] https://www.health.harvard.edu/diseases-and-conditions/erectile-dysfunction-pills-not-always-effective
    [28] https://www.webmd.com/erectile-dysfunction/guide/ed-treatments-injections
    [29,35,45] https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2699630/
    [30,39] https://www.medicalnewstoday.com/articles/325784
    [31,37] https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3666768/
    [32,41] https://www.urologyhealth.org/urologic-conditions/erectile-dysfunction
    [33,42] https://www.webmd.com/erectile-dysfunction/guide/ed-treatments-injections
    [34,43] https://www.healthline.com/health/erectile-dysfunction/medications
    [36,44] https://www.mayoclinic.org/tests-procedures/erectile-dysfunction-medications/about/pac-20385082
    [38] https://www.health.harvard.edu/diseases-and-conditions/erectile-dysfunction-pills-not-always-effective
    [40] https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC6788517/

    [1] https://www.mayoclinic.org/tests-procedures/penile-implants/about/pac-20384916
    [2] https://www.auanet.org/guidelines/guidelines/erectile-dysfunction-(ed)-guideline

    Neden Rigicon® Penil Protezleri


    Rigicon, global bir marka olarak ABD kökenli olup, tüm Avrupa ve dünya genelinde güvenle tercih edilen penil protezleri sunar. Ürünlerimiz, uluslararası FDA* ve CE onaylarına sahip ve SGK ile anlaşmalıdır. Ayrıca penil protezlerde ömür boyu garanti verilmektedir. Türkiye’nin dört bir yanında, 32 yıllık köklü tecrübemizle, her hastanın anatomisine uygun, kişiselleştirilmiş çözümler geliştirmekteyiz. Tecrübeli hasta yönetim uzmanlarımız ve yüksek deneyimli cerrahlarımızla, yüz yüze iletişim ve bölge ofislerimiz aracılığıyla her zaman yanınızdayız. Rigicon olarak, size ve ihtiyaçlarınıza en uygun çözümleri sunmayı amaçlıyoruz.
    • SGK Anlaşmalı
    • Ömür Boyu Garanti

    • Uluslararası FDA ve CE Onaylı

    • Türkiye’nin Her Yerinde
    • 32 Yıllık Tecrübe
    • Anotominize Uygun Çözümler
    • Penil Protez Danışmanlığı
    • Yüz Yüze İletişim
    • Bölge Ofisleri
    • Tecrübeli Hasta Yönetim Uzmanları
    • Yüksek Deneyimli Penil Protez Cerrahları

    *Rigi10 FDA ve CE onaylıdır. Infla10 ürünleri CE onaylıdır.

    Yayın Tarihi: 4 Temmuz 2024
    Andromed
    Yalnız Değilsiniz

    Andromed olarak, Rigicon’un üroloji alanında sunduğu yenilikçi ve kapsamlı ürün gamını Türkiye’de hastalarımızın hizmetine sunmanın gururunu yaşıyoruz.

    Rigicon’un geliştirdiği üstün teknolojiye sahip çözümleri, özellikle erektil disfonksiyon ve inkontinans tedavilerinde yeni ufuklar açıyor ve hastalarımızın yaşam kalitesini önemli ölçüde iyileştiriyor.

    Hastalarımızın ve sağlık profesyonellerinin ihtiyaçlarına cevap veren Rigicon ürünleri, Andromed aracılığıyla Türkiye’deki hastalarımıza ulaşarak, tedavi süreçlerini daha etkin ve konforlu hale getiriyor. Bu iş birliği, üroloji tedavilerinde yenilikçi yaklaşımları herkes için erişilebilir kılarak, Andromed’in sağlık sektöründeki etkisini daha da güçlendiriyor.

    Rigicon Medikal A.Ş. çatısı altında, hastalarımızın ihtiyaçlarını merkeze alan, yenilikçi ve ileri görüşlü yaklaşımlarımızla sektöre katkı sağlamaya devam edeceğiz.

    Andromed
    Bilgi İstek Formu
    SGK Geri Ödeme Koşulları

    Protezlerin önemli bir kısmı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından kapsanmaktadır. SGK’ın ödeme şartları ve protezler hakkında daha detaylı bilgi almak için sitemiz üzerinden “Bilgi İsteme Formu” vasıtası ile bizimle iletişime geçebilirsiniz. Tüm telefon görüşmeleri Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK ) gereğince kaydedilmemektedir ve saklanmamaktadır.