Skip to main content

Sertleşme Problemi ve Penil Protez Tedavisi: Uzman Rehberi

  • Sertleşme Problemi ve Penil Protez Tedavisi: Uzman Rehberi Sertleşme Problemi ve Penil Protez Tedavisi: Uzman Rehberi
    Sertleşme
    Sorununa Kalıcı Çözümler

    Sertleşme problemi çözümleri arasında öne çıkan penil protez tedavisi hakkında detaylı bilgiler bu rehberde.

    Sertleşme
    Sorununa Kalıcı Çözümler

    Sertleşme problemi çözümleri arasında öne çıkan penil protez tedavisi hakkında detaylı bilgiler bu rehberde.

    Sertleşme Problemi ve Penil Protez Tedavisi: Uzman Rehberi

    Sertleşme Problemi Nedir?


    Sertleşme problemi, erkeklerin cinsel ilişki için yeterli sertliğe ulaşamaması veya bu sertliği koruyamaması durumudur. Tıp dilinde erektil disfonksiyon olarak da bilinen bu rahatsızlık, erkeklerin cinsel yaşamlarını olumsuz etkileyen yaygın bir sorundur. Erektil disfonksiyon, birçok farklı faktörün etkileşimi sonucunda ortaya çıkabilir. Bunlar arasında fiziksel, psikolojik ve yaşam tarzına bağlı nedenler bulunur. Fiziksel sebepler arasında kalp-damar hastalıkları, diyabet, yüksek tansiyon, hormonal dengesizlikler, nörolojik hastalıklar, pelvik bölge ameliyatları, bazı ilaçların yan etkileri, sigara ve alkol kullanımı sayılabilir. Psikolojik etkenler ise stres, anksiyete, depresyon, performans kaygısı, ilişki problemleri ve özgüven eksikliği gibi durumlardan kaynaklanabilir. Yaşam tarzına bağlı nedenler ise obezite, hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme, uyku bozuklukları ve bazı besin takviyelerinin düzensiz kullanımıdır.

    Ereksiyon, cinsel uyarılma sonucunda beyinden penise sinyaller gönderilmesiyle başlayan kompleks bir süreçtir. Bu sinyaller, penisin içinde bulunan ve süngerimsi bir yapıya sahip olan korpus kavernozum adı verilen dokulara kan akışını artırır. Kan akışının artmasıyla korpus kavernozum genişler ve sertleşir, bu da penisin ereksiyon olmasını sağlar. Erektil disfonksiyon durumunda, bu sürecin herhangi bir aşamasında bir problem yaşanabilir. Örneğin, damar sertliği, sinir hasarı veya hormonal dengesizlikler, penise giden kan akışını engelleyebilir veya azaltabilir. Psikolojik etkenler de beyinden penise gönderilen sinyalleri etkileyerek sertleşmenin oluşmasını veya sürdürülmesini engelleyebilir.

    Erektil disfonksiyon, sadece cinsel yaşamı etkileyen bir sorun değildir. Aynı zamanda kalp-damar hastalıkları, diyabet ve depresyon gibi birçok ciddi sağlık sorununun da habercisi olabilir. Sertleşme sorunu yaşayan erkeklerin, mutlaka bir üroloji uzmanına başvurarak altta yatan nedenlerin teşhis ve tedavisini almaları önemlidir. Erektil disfonksiyon tedavisinde, altta yatan nedenlere yönelik tedavilerin yanı sıra, çeşitli ilaçlar, vakum cihazları, penil enjeksiyonlar ve cerrahi implantlar gibi yöntemler de kullanılabilir. Günümüzde modern tıp ve teknoloji sayesinde birçok farklı tedavi seçeneği mevcuttur ve hastalara en uygun tedavi yöntemi, bireysel özelliklerine göre belirlenir. [1]

    Erektil disfonksiyonun tanısı, genellikle hastanın tıbbi geçmişi, cinsel öyküsü ve fizik muayenesi ile konulur. Doktorunuz size sertleşme probleminizin ne zaman başladığı, ne sıklıkla ve hangi durumlarda yaşandığı, sabah ereksiyonlarınızın olup olmadığı, daha önce herhangi bir tedavi alıp almadığınız ve genel sağlık durumunuzla ilgili sorular soracaktır. Ayrıca, penisinizi ve testislerinizi muayene ederek olası fiziksel anormallikleri değerlendirecektir. Tanıyı doğrulamak veya altta yatan nedenleri daha detaylı araştırmak için kan tetkikleri, hormon testleri, ultrasonografi, ve bazı durumlarda daha ileri tetkikler (örneğin, noktürnal penil tümesans testi, kavernozometri) istenebilir. [2]

    Sertleşme Sorununun Yaygın Nedenleri


    Sertleşme sorunu, yani erektil disfonksiyon, karmaşık bir rahatsızlık olup birçok farklı faktörün etkileşimi sonucunda ortaya çıkabilir. Bu faktörler genel olarak fiziksel ve psikolojik nedenler olmak üzere iki ana grupta incelenebilir. Fiziksel nedenler arasında, vücudun birçok sistemini etkileyebilen çeşitli hastalıklar yer alır. Kalp ve damar sağlığını olumsuz etkileyen hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, ateroskleroz (damar sertliği) gibi hastalıklar, penise giden kan akışını bozarak sertleşme sorununa yol açabilirler. Özellikle ateroskleroz, 50 yaş üstü erkeklerde erektil disfonksiyon vakalarının yaklaşık %40’ından sorumludur.

    Sinir sistemini etkileyen hastalıklar da vücudun cinsel uyarılara verdiği tepkileri ve penise gönderilen sinyalleri bozarak sertleşme problemlerine neden olabilirler. Örneğin, inme veya omurilik yaralanmaları sonucu oluşan sinir hasarı, multipl skleroz (MS) ve Parkinson hastalığı gibi nörolojik rahatsızlıklar, beyin ve penis arasındaki iletişimi engelleyerek erektil disfonksiyona yol açabilirler.

    Şeker hastalığı olarak bilinen diyabet, hem damar sistemini hem de sinir sistemini olumsuz etkileyen bir hastalıktır ve her iki sistemdeki bozulma, erektil disfonksiyon için risk faktörü oluşturur. Tip 1 ve Tip 2 diyabet hastalarının yaklaşık %50’sinde sertleşme sorunu görülmektedir.

    Bunların dışında, travma sonucu oluşan penisteki kırık veya ezilmeler, penise giden sinirlerin veya damarların hasar görmesine yol açarak sertleşme problemlerine neden olabilirler. Benzer şekilde, prostat, mesane veya kalın bağırsak kanseri tedavisi için yapılan ameliyatlar (özellikle radikal prostatektomi), pelvis bölgesine uygulanan radyoterapi (ışın tedavisi) de penise giden sinir ve damarları etkileyerek erektil disfonksiyon oluşumuna zemin hazırlayabilirler.

    Hormonal bozukluklar, örneğin düşük testosteron (erkeklik hormonu) seviyesi, tiroid bezi veya hipofiz bezi problemleri de sertleşme sorunlarına yol açabilirler.
    Bazı ilaçlar, özellikle yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, depresyon, anksiyete bozuklukları, mide ülseri ve uykusuzluk tedavisinde kullanılan ilaçlar, yan etki olarak sertleşme sorunlarına neden olabilirler. Bu nedenle, düzenli kullandığınız ilaçlar varsa, bunları doktorunuzla görüşmeniz önemlidir. [3]

    Yaşam tarzı faktörleri de erektil disfonksiyon riskini artırabilir. Aşırı alkol ve sigara tüketimi, uyuşturucu kullanımı, sağlıksız ve dengesiz beslenme, aşırı kilo (obezite) ve hareketsiz yaşam tarzı gibi faktörler, sertleşme sorunlarına neden olabilirler.

    Çoğu zaman, birden fazla faktörün bir araya gelmesiyle sertleşme bozukluğu ortaya çıkar. Risk faktörleri ve sağlık sorunlarının sayısı arttıkça, erkeklerde sertleşme sorunu yaşama olasılığı da artar.

    Sertleşme Problemleri İçin Geleneksel Tedavi Seçenekleri


    Erektil disfonksiyon tedavisinde birçok farklı yöntem kullanılmaktadır. Bu yöntemler, hastanın genel sağlık durumu, sertleşme sorununun altında yatan nedenler, hastanın tercihleri ve beklentileri göz önünde bulundurularak, uzman bir ürolog tarafından belirlenir. Tedavi seçenekleri genel olarak; yaşam tarzı değişiklikleri, ilaç tedavisi, penis enjeksiyonları, vakum ereksiyon cihazları ve şok dalga tedavisi olarak sınıflandırılabilir.

    Yaşam tarzı değişiklikleri, erektil disfonksiyon tedavisinde önemli bir rol oynar. Özellikle altta yatan nedenler arasında; obezite, sigara kullanımı, aşırı alkol tüketimi, hareketsiz yaşam tarzı ve sağlıksız beslenme gibi faktörler varsa, bu değişikliklerin yapılması, erektil disfonksiyonun tedavisinde etkili olabilir. Kilo vermek, düzenli egzersiz yapmak, sigarayı bırakmak, alkol tüketimini azaltmak, sağlıklı ve dengeli beslenmek, stresi yönetmek ve uyku düzenine dikkat etmek, sertleşme sorununu iyileştirmede yardımcı olabilir.

    İlaç tedavisi, erektil disfonksiyon tedavisinde en sık kullanılan yöntemlerden biridir. Sildenafil (V*iagra®), tadalafil (C*ialis®), vardenafil (L*evitra®) ve avanafil (S*tendra®) gibi fosfodiesteraz tip 5 inhibitörleri (PDE5I) olarak adlandırılan ilaçlar, penise giden kan akışını artırarak sertleşmenin oluşmasını ve sürdürülmesini sağlarlar. PDE5I’ler genellikle etkili ve güvenli ilaçlardır, ancak bazı yan etkilere neden olabilirler. Bunlar arasında; baş ağrısı, yüzde kızarma, burun tıkanıklığı, mide bulantısı, sırt ağrısı, görme bozuklukları ve nadiren priapizm (4 saatten uzun süren ağrılı ereksiyon) sayılabilir. PDE5I’ler, nitrat içeren ilaçlar kullanan hastalarda (örneğin, göğüs ağrısı için kullanılan ilaçlar) kesinlikle kullanılmamalıdır. Ayrıca, bazı kalp hastalığı olan kişilerde de dikkatli kullanılmalıdır.

    Penis enjeksiyonları, PDE5I’lerin etkisiz olduğu veya kullanılamadığı durumlarda bir alternatif tedavi seçeneğidir. Bu yöntemde, alprostadil, papaverin ve fentolamin gibi damar genişletici ilaçlar, bir iğne yardımıyla doğrudan penisin sertleşme odacıklarına enjekte edilir. İlaç enjeksiyonu, genellikle 5-10 dakika içinde etkili olur ve 30 dakika ila 1 saat arasında süren bir ereksiyon sağlar. Penil enjeksiyonların en yaygın yan etkisi enjeksiyon bölgesinde ağrı, morarma veya kanama olmasıdır. Daha nadir görülen ancak ciddi bir yan etki ise priapizmdir. Bu nedenle, penil enjeksiyon tedavisi uygulayan hastalar, olası yan etkiler ve priapizm riski konusunda doktorları tarafından bilgilendirilmeli ve izlenmelidir.

    Vakum ereksiyon cihazları (VED), ilaç tedavisi veya enjeksiyonlara alternatif olarak kullanılan, cerrahi olmayan bir tedavi yöntemidir. Bu cihazlar, penisin üzerine yerleştirilen bir silindirden, silindir içerisindeki havayı boşaltan bir pompadan ve penisin tabanına takılan bir daraltıcı halkadan oluşur. Pompa kullanılarak silindir içinde vakum oluşturulur ve penise kan akışı sağlanır. Sertleşme sağlandıktan sonra, silindir çıkartılır ve kan akışını peniste tutmak için daraltıcı halka takılır. VED’lerin kullanımı genellikle güvenlidir, ancak bazı yan etkilere neden olabilirler. Bunlar arasında penis derisinde morarma, ağrı, uyuşma, soğukluk hissi ve ejakülasyon zorluğu bulunur. VED’ler, pıhtılaşma sorunu olan hastalarda veya kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. [1]

    Şok dalga tedavisi (SWT), erektil disfonksiyon tedavisinde yeni ve umut vadeden bir yöntemdir. Bu yöntemde, düşük yoğunluklu şok dalgaları penise uygulanarak, penisin kan damarlarının ve sinirlerinin yenilenmesi ve yeni kan damarlarının oluşumu teşvik edilir. SWT, ağrısız ve non-invaziv bir tedavi seçeneğidir ve genellikle birden fazla seans halinde uygulanır. SWT’nin etkinliği ve uzun vadeli sonuçları henüz tam olarak netlik kazanmamış olsa da, bazı çalışmalarda olumlu sonuçlar bildirilmiştir. [2]

    Penil Protez Nedir?


    Penil protez, sertleşme sorunu yaşayan erkeklerde, cinsel ilişkiyi mümkün kılacak sertliğe ulaşmalarını sağlayan, cerrahi olarak penisin içine yerleştirilen bir tıbbi cihazdır. Halk arasında “mutluluk çubuğu” olarak da bilinen penil protezler, diğer tedavi yöntemlerinin yetersiz kaldığı veya etkisiz olduğu durumlarda, erektil disfonksiyon için kalıcı bir çözüm sunarlar. Penil protezler, 40 yılı aşkın süredir kullanılmakta olup, tıp ve teknoloji alanındaki gelişmeler sayesinde sürekli olarak geliştirilmiş ve günümüzde güvenli, etkili ve yüksek hasta memnuniyeti sağlayan bir tedavi seçeneği haline gelmiştir. Penil protezler temel olarak iki ana gruba ayrılır: Şişirilebilir penil protezler ve bükülebilir penil protezler.

    Üç Parçalı Şişirilebilir Penis Protezi
    Üç Parçalı Şişirilebilir Penis Protezi
    Üç Parçalı Şişirilebilir Penis Protezi
    Üç Parçalı Şişirilebilir Penis Protezi
    Tek Parçalı Bükülebilir Penis Protezi
    Tek Parçalı Bükülebilir Penis Protezi

    Şişirilebilir penil protezler, en sık kullanılan protez türüdür ve hastalara doğal bir ereksiyon hissi sağlarlar. Bu protezler üç parçadan oluşur: İki adet silindir, bir pompa ve bir rezervuar. Silindirler, penisin sertleşmesini sağlayan, içi boş ve şişirilebilir yapılardır ve ameliyatla penisin içerisine yerleştirilirler. Rezervuar, vücut tarafından emilebilen steril sıvıyı içeren bir kesedir ve genellikle karın alt bölgesine, kasık kemiğinin hemen arkasına yerleştirilir. Pompa ise, rezervuardaki sıvıyı silindirlere pompalayarak penisin sertleşmesini sağlayan ve sertleşme sonrasında sıvıyı tekrar rezervuara geri çekerek penisin normal haline dönmesini sağlayan bir cihazdır. Pompa, hastanın testistlerinin altına, skrotum adı verilen deri kesesinin içine yerleştirilir ve dışarıdan bakıldığında fark edilmez. Üç parçalı şişirilebilir penil protezler, hastalara ereksiyonun sertlik ve süre açısından kontrolünü sağlar, doğal bir ereksiyon hissi verir ve kullanılmadığı zamanlarda penisin normal, gevşek halini korur.

    Bükülebilir penil protezler ise tek parçadan oluşur ve sürekli yarı sert bir ereksiyon sağlarlar. Bu protezler, bükülebilir, esnek ancak sert çubuklardır ve ameliyatla penisin içerisine yerleştirilirler. Hastalar, cinsel ilişkiye girmeden önce protezleri elle dik konuma getirirler ve ilişki sonrasında tekrar bükerek eski konumlarına getirirler. Tek parçalı protezler, şişirilebilir protezlere göre daha basit bir yapıya sahiptirler; daha az maliyetlidirler ve mekanik arıza riski daha düşüktür. Ancak, sürekli yarı sert bir ereksiyon sağladıkları için hastalar tarafından daha az tercih edilirler. [1]

    Penil protezler, ereksiyon, ejakülasyon (boşalma) veya orgazm gibi diğer cinsel fonksiyonları etkilemezler. Ancak, penil protez implante edildikten sonra doğal yollarla sertleşme yeteneği ortadan kalkar. Bu durum, zaten sertleşme sorunu yaşayan hastalar için önemli bir sorun değildir. [2]

    Penil Protezlerin Avantajları ve Dezavantajları


    Penil protez implantasyonu, erektil disfonksiyon tedavisinde kullanılan etkili bir yöntem olmakla birlikte, her cerrahi işlemde olduğu gibi bazı potansiyel riskleri ve dezavantajları da beraberinde getirir. Ancak, bu riskler modern tıp ve teknoloji sayesinde günümüzde oldukça düşük seviyelere indirilmiştir. Penil protez ameliyatı, deneyimli bir ürolog tarafından, hijyenik koşullara uygun bir ameliyathane ortamında gerçekleştirildiğinde başarı oranı oldukça yüksektir ve hastaların büyük çoğunluğunda, istenilen sonuçlara ulaşılmasını sağlar.

    Penil protezlerin avantajları:

    • Kalıcı çözüm: Penil protezler, erektil disfonksiyon için kalıcı bir çözüm sunarlar. Diğer tedavi yöntemlerinin aksine, her cinsel ilişkiden önce ilaç almak veya cihaz kullanmak zorunda kalmazsınız. İmplant, vücudunuzun bir parçası haline gelir ve istediğiniz zaman, istediğiniz kadar ereksiyon olmanızı sağlar.
    • Yüksek başarı oranı: Penil protez ameliyatları, uygun hastalarda uygulandığında %90-95 başarı oranına sahiptir. Bu, ameliyattan sonra hastaların büyük çoğunluğunun tatmin edici cinsel ilişkiye girebildiği anlamına gelir.
    • Doğal his: Özellikle üç parçalı şişirilebilir protezler, doğal bir ereksiyon hissi sağlarlar. Penis, şişirilebilir silindirler sayesinde sertleşir ve yumuşadığında normal, gevşek haline döner.
    • Kontrol: Şişirilebilir protezler, hastalara ereksiyonun sertliğini ve süresini kontrol etme olanağı tanır. Pompa kullanılarak silindirlere istenilen miktarda sıvı pompalanabilir ve bu sayede istenilen sertlik elde edilebilir.
    • Gizlilik: Penil protezler tamamen vücut içine yerleştirilir ve dışarıdan bakıldığında farkedilmezler. Bu, özellikle görünüm konusunda endişeli olan hastalar için önemli bir avantajdır.
    • Yüksek hasta memnuniyeti: Penil protez ameliyatı olan hastaların ve partnerlerinin büyük çoğunluğu tedavi sonuçlarından memnundur. Bu, penil protezlerin, diğer tedavi yöntemlerine göre daha yüksek hasta memnuniyeti sağladığını gösterir.

    Penil protezlerin dezavantajları:

    • Cerrahi işlem: Her cerrahi işlemde olduğu gibi, penil protez ameliyatlarında da bazı riskler vardır. Bunlar arasında enfeksiyon, kanama, implantın çevre dokulara zarar vermesi ve mekanik arıza sayılabilir. Ancak, bu riskler modern cerrahi teknikler ve antibiyotik profilaksisi sayesinde günümüzde oldukça düşüktür.
    • Geri dönüşümsüzlük: Penil protez implante edildikten sonra, doğal yollarla sertleşme yeteneği genellikle kaybedilir. Bu durum, zaten sertleşme sorunu yaşayan hastalar için önemli bir sorun değildir ancak ileride protezin çıkarılması gerekirse, hasta bir daha doğal ereksiyon yaşayamayabilir.
    • Mekanik arıza: Penil protezler mekanik cihazlardır ve zamanla mekanik arızalar yaşanabilir. Bu durumda protezin onarımı veya değiştirilmesi için tekrar ameliyat gerekebilir. Ancak, modern protezlerin dayanıklılığı artırılmış ve mekanik arıza oranları düşürülmüştür. Tek parçalı protezler mekanik arıza yok denecek kadar azdır.
    • Penis boyunda kısalma: Penil protez ameliyatlarından sonra nadiren peniste kısalma görülebilir. Bu durum, uzun süreli erektil disfonksiyon yaşayan hastalarda peniste meydana gelen doğal kısalmanın bir sonucu olabilir veya prostat ameliyatlarından sonra prostatın tamamen alınması nedeniyle doku kaybından kaynaklanabilir. Fakat enine boyuna genişleyebilen protezlerde bu kısalma problemleri çok aza inebilmektedir.
    • Maliyet: Penil protez ameliyatları, diğer tedavi yöntemlerine göre daha maliyetli olabilir. Ancak, sağladıkları kalıcı çözüm ve yüksek hasta memnuniyeti göz önüne alındığında, maliyet dezavantajı göreli olarak azalır. Ayrıca tek parçalı penil protezlerin maliyetleri, üç parçalı protezlere göre daha düşüktür.

    Penil protez ameliyatı olmayı düşünen hastalar, bu işlemin potansiyel yararlarını ve risklerini doktorlarıyla ayrıntılı olarak görüşmelidirler. Hasta ve partnerinin beklentileri, yaşam tarzları ve sağlık durumları göz önünde bulundurularak en uygun tedavi yöntemi belirlenmelidir. [1]

    Hasta memnuniyet oranları açısından bakıldığında ise, penil protez ameliyatları, diğer erektil disfonksiyon tedavi yöntemlerine göre daha yüksek memnuniyet oranlarına sahiptir. Yapılan çalışmalar, hem hastaların hem de partnerlerinin büyük çoğunluğunun tedavi sonuçlarından memnun olduğunu göstermektedir. Bu da, penil protezlerin erektil disfonksiyon tedavisinde hem etkili hem de tatmin edici bir seçenek olduğunu göstermektedir. [2]

    Penil Protezlerin Çalışma Prensibi


    Penil protezler, erektil disfonksiyon (sertleşme sorunu) yaşayan erkeklerde cinsel ilişkiyi mümkün kılacak sertliğe ulaşmalarını sağlayan, cerrahi olarak penisin içine yerleştirilen tıbbi cihazlardır. Bu protezler, penisin doğal sertleşme mekanizmasını taklit ederek çalışırlar. Üç ana tip penil protez vardır: bükülebilir (malleable) protezler, iki parçalı şişirilebilir protezler ve üç parçalı şişirilebilir protezler.

    Bükülebilir (Malleable) Protezler: Bu protezler, esnek ancak sert çubuklardan oluşur ve ameliyatla penisin sertleşme odacıklarının içerisine yerleştirilirler. Bükülebilir oldukları için, hastalar cinsel ilişkiye girmeden önce protezleri elle dik konuma getirebilir ve ilişki sonrasında tekrar bükerek normal, gevşek hallerine getirebilirler. Bu protez tipinin en büyük avantajı, mekanik olarak basit olması ve bu nedenle arızalanma riskinin düşük olmasıdır. Ayrıca maliyetleri de diğer protezlere göre daha uygundur. Dezavantajı ise, penisin sürekli olarak yarı sert bir ereksiyon halinde olmasıdır. Bu durum bazı hastalar için rahatsız edici olabilir ve giysiler altında belli olabilir.

    İki Parçalı Şişirilebilir Protezler: Bu protez tipi iki parçadan oluşur: Silindirler ve pompa. Silindirler, penisin sertleşme odacıklarına yerleştirilen, içi boş ve şişirilebilir yapılardır. Pompa ise, testis torbasının (skrotum) altına yerleştirilen ve silindirlere sıvı pompalayarak ereksiyonu sağlayan bir cihazdır. İki parçalı şişirilebilir protezlerin avantajı, üç parçalı protezlere göre daha az komplikasyon riski taşıması ve daha kolay implante edilmesidir. Dezavantajı ise, üç parçalı protezler kadar doğal bir ereksiyon hissi sağlamaması ve penisin tamamen gevşek hâle gelmemesidir.

    Üç Parçalı Şişirilebilir Protezler: Bu protezler, en sık kullanılan penil protez türüdür ve hastalara en doğal ereksiyon hissini sağlarlar. Üç parçadan oluşurlar: İki adet silindir, bir pompa ve bir rezervuar. Silindirler, penisin sertleşme odacıklarına yerleştirilen, içi boş ve şişirilebilir yapılardır. Rezervuar, steril sıvıyı içeren bir kesedir ve genellikle karın alt bölgesine yerleştirilir. Pompa ise, testis torbasının altına yerleştirilen ve silindirlere sıvı pompalayarak ereksiyonu sağlayan bir cihazdır. Hastalar, cinsel ilişkiye girmek istediklerinde pompayı sıkarak rezervuardaki sıvıyı silindirlere pompalarlar. Bu sayede penis sertleşir. İlişki sonrasında ise, pompadaki bir valf açarak silindirlerdeki sıvıyı tekrar rezervuara geri çekerler ve penis normal, gevşek hâline döner. Üç parçalı şişirilebilir protezlerin avantajları, hastalara ereksiyonun sertlik ve süre açısından kontrolünü sağlamaları ve en doğal ereksiyon hissini vermeleridir. Dezavantajları ise, diğer protez türlerine göre daha karmaşık bir yapıya sahip olmaları ve bu nedenle mekanik olarak arızalanma riskinin daha yüksek olmasıdır. Ayrıca maliyetleri de daha fazladır.

    Penil protez seçimi, hastanın yaşı, sağlık durumu, penisin anatomik özellikleri, beklentileri ve tercihleri göz önünde bulundurularak üroloji uzmanı tarafından yapılır. Hastalar ameliyattan önce tüm protez seçenekleri hakkında bilgilendirilmeli ve kendilerine en uygun olan protezi seçmeleri sağlanmalıdır. [1]

    Penil protez ameliyatları, genellikle bir saatten kısa süren, düşük riskli işlemlerdir. Ameliyat sonrası iyileşme süreci de hızlıdır ve hastalar genellikle aynı gün veya bir gün sonra taburcu edilebilirler. Penil protez implantasyonu sonrasında, hastalar yeniden tatmin edici bir cinsel yaşama kavuşabilirler. [2]

    Penil Protez Ameliyatı Nasıl Yapılır?


    Penil protez ameliyatı, erektil disfonksiyon (sertleşme sorunu) tedavisinde kullanılan ve penisin içerisine yerleştirilen protezlerin cerrahi olarak implante edilmesi işlemidir. Ameliyat, genel anestezi veya spinal anestezi altında yapılır ve genellikle 1-2 saat sürer. İyileşme süreci ise genellikle hızlıdır ve hastalar genellikle aynı gün veya ertesi gün taburcu olabilirler. Ameliyat öncesi hazırlık aşamaları, ameliyat süreci ve ameliyat sonrası iyileşme süreci detaylı olarak aşağıda anlatılmıştır.

    Ameliyat Öncesi Hazırlık Aşamaları:

    • Değerlendirme: Ameliyat öncesi, hastanın detaylı bir tıbbi geçmişi alınır, fizik muayenesi yapılır ve gerekli laboratuvar testleri istenir. Bu değerlendirmeler, hastanın ameliyat için uygun olup olmadığını, hangi tip protez kullanılacağını ve olası riskleri belirlemek için yapılır.
    • Görüntüleme: Bazı durumlarda, penisin anatomik yapısını değerlendirmek için ultrasonografi veya MRG gibi görüntüleme yöntemlerine başvurulabilir.
    • Danışmanlık: Hasta ve partneri, ameliyatın riskleri, faydaları, beklentileri ve olası komplikasyonlar hakkında ayrıntılı olarak bilgilendirilir. Hastanın ve partnerinin tüm sorularını sorma ve endişelerini dile getirme fırsatı olmalıdır.
    • Antibiyotik Profilaksisi: Ameliyat öncesi, enfeksiyon riskini azaltmak için geniş spektrumlu antibiyotik tedavisi başlanır ve ameliyattan sonra birkaç gün devam edilir.
    • Açlık: Ameliyattan önce belirli bir süre (genellikle 6-8 saat) yemek yememeniz ve sıvı tüketmemeniz istenir.
    • İlaçlar: Kullanmakta olduğunuz ilaçlar varsa, bunları doktorunuzla görüşmeniz gerekir. Bazı ilaçların ameliyattan önce kesilmesi gerekebilir.

    Ameliyat Süreci:

    • Anestezi: Ameliyat genellikle genel anestezi altında yapılır. Bu sayede hasta ameliyat sırasında hiçbir şey hissetmez. Bazı durumlarda spinal anestezi de tercih edilebilir. Spinal anestezide, hasta uyanık kalır, ancak belden aşağısı uyuşturulur ve hasta ağrı hissetmez.
    • İnsizyon: Ameliyat sırasında penis ve testis torbası arasında küçük bir kesi açılır.
    • Silindir Yerleştirme: Penisin içerisinde bulunan ve normalde kanla dolarak sertleşmeyi sağlayan korpus kavernozum adı verilen odacıklar ölçülür ve hastanın penis boyutuna uygun boyuttaki silindirler bu odacıklara yerleştirilir.
    • Pompa ve Rezervuar Yerleştirme: Üç parçalı şişirilebilir protez kullanılacaksa, pompa testis torbasına, rezervuar ise karın içerisine yerleştirilir.
    • Bağlantı: Tüm protez parçaları birbirine bağlanır ve sistem test edilir.
    • Kapatma: Kesi dikilir ve pansuman yapılır.

    Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci:

    • Hastanede Kalış: Hastalar genellikle ameliyattan sonra bir gece hastanede kalırlar.
    • Ağrı Yönetimi: Ameliyat sonrası ağrı ve rahatsızlık hissi normaldir. Ağrıyı azaltmak için ağrı kesiciler ve soğuk kompres uygulanabilir.
    • İnfeksiyon Önleme: Ameliyattan sonra enfeksiyonu önlemek için antibiyotik tedavisi devam edilir.
    • Aktivite Kısıtlamaları: Ameliyattan sonra 4-6 hafta boyunca ağır kaldırmaktan, ağır egzersiz yapmaktan ve cinsel ilişkiden kaçınılması önerilir.
    • İzlem: Ameliyattan sonra düzenli olarak doktor kontrollerine gidilmesi gerekir. Kontrollerde, yaranın iyileşmesi, enfeksiyon belirtileri ve protezin işlevi değerlendirilir.

    *Penil protez implantasyonu, başarılı bir şekilde gerçekleştirildiğinde, hastaların yeniden tatmin edici bir cinsel yaşama kavuşmalarını sağlayabilir. Ancak, her cerrahi işlemde olduğu gibi, bu ameliyatta da bazı riskler vardır ve hastaların bu riskler hakkında bilgilendirilmeleri önemlidir. [1]

    Hasta ve partnerinin beklentileri, yaşam tarzları ve sağlık durumları göz önünde bulundurularak, en uygun tedavi yöntemi belirlenmeli, bu tedaviler ile ilgili soruların yanıtları ve uygulama aşamaları doktorlar tarafından hastalara anlatılmalıdır. [2]*

    Penil Protez Tedavisi Sonrası Yaşam


    Penil protez tedavisi, sertleşme sorunu yaşayan erkeklerin cinsel yaşamlarını yeniden kazanmaları ve tatmin edici bir cinsel deneyim yaşamaları için etkili bir çözüm sunar. Ameliyat sonrası iyileşme süreci tamamlandıktan sonra hastalar, protez sayesinde istedikleri zaman ereksiyon olabilme ve cinsel ilişkiye girebilme olanağına sahip olurlar. Bu durum, hastaların özgüvenlerini ve ilişkilerindeki doyumu artırarak yaşam kalitelerini önemli ölçüde iyileştirebilir. Ancak, penil protez tedavisi sonrası yaşamda bazı değişikliklere ve uyum süreçlerine hazırlıklı olmak da önemlidir.

    İlk olarak, hastaların ameliyat sonrası belirli bir süre cinsel ilişkiden kaçınmaları gerekir. Bu süre, genellikle 4-6 hafta olup, yaranın iyileşmesi ve protezin vücuda tam olarak yerleşmesi için gereklidir. Bu süreçte, hastaların ağır kaldırmaktan, ağır egzersiz yapmaktan, bisiklete binmekten ve sıcak su ile duş almaktan kaçınmaları da önerilir. Ameliyattan sonraki ilk birkaç gün veya hafta boyunca hastalar peniste ve testislerde ağrı, şişlik ve hassasiyet hissedebilirler. Bu durumlar normaldir ve genellikle zamanla ve ağrı kesiciler ve soğuk kompres uygulamaları ile geçer. Ameliyat bölgesinin temiz ve kuru tutulması, enfeksiyon riskini azaltmak için önemlidir.

    Hastalar, protez ameliyatından sonra cinsel ilişkiye başlamadan önce, ürologları tarafından protezin nasıl kullanılacağı konusunda eğitim alırlar. Üç parçalı şişirilebilir protez kullanan hastalar, cinsel ilişkiye girmek istediklerinde pompayı sıkarak rezervuardaki sıvıyı silindirlere pompalarlar. İlişki sonrasında ise, pompadaki bir valf açarak sıvıyı tekrar rezervuara geri çekerler. Bükülebilir protez kullanan hastalar ise, cinsel ilişkiye girmek istediklerinde protezi elle dik konuma getirir ve ilişki sonrasında tekrar bükerek eski konumuna getirirler.

    Penil protez implantasyonu, orgazm ve ejakülasyon (boşalma) gibi diğer cinsel fonksiyonları etkilemez. Ancak, hastaların protez ile sağlanan ereksiyonun, doğal ereksiyondan farklı olabileceğini bilmeleri önemlidir. Örneğin, protez ile sağlanan ereksiyon sırasında penis başı genişlemez. Ayrıca, hastaların protez ile sağlanan ereksiyonun, duygusal olarak doğal ereksiyondan farklı hissedebileceğini de bilmeleri gerekir. Bununla birlikte, çalışmalar, penil protez ameliyatı olan hastaların ve partnerlerinin büyük çoğunluğunun tedavi sonuçlarından ve sağladığı cinsel doyumdan memnun olduğunu göstermektedir.

    Penil protez tedavisi sonrası yaşamda dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise protezin bakımıdır. Şişirilebilir protezler düzenli olarak şişirilip boşaltılmalıdır. Bu işlem, silindirlerin içerisindeki sıvının hareketini sağlar ve protezin ömrünü uzatır. Doktorunuz, size protezin nasıl bakım yapılacağı konusunda detaylı bilgi verecektir.

    Penil protez tedavisi, hastaların yaşam kalitesi üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir. Hastalar, tedavi sonrasında yeniden aktif bir cinsel yaşama dönebilir, özgüvenlerini ve ilişkilerindeki doyumu artırabilirler. Ancak, hastaların tedavi sonrası beklentilerinin gerçekçi olması ve uyum süreçlerine hazırlıklı olmaları önemlidir. [1]

    Erektil disfonksiyon ve tedavi seçenekleri hakkında daha fazla bilgi edinmek ve bu konudaki sorularınızı sormak için bir üroloji uzmanına başvurabilirsiniz. [2]

    Sertleşme Problemi için Penil Protez Seçimi


    Penil protezler, diğer tedavi yöntemlerinin başarısız olduğu veya uygun olmadığı durumlarda, sertleşme sorununa kalıcı bir çözüm sunan etkili bir tedavi seçeneğidir. Ancak, her hasta ve her durum için tek bir ideal protez türü söz konusu değildir. Penil protez seçimi, birçok faktörün dikkate alındığı ve hasta ile üroloji uzmanı arasında ortaklaşa alınan bir karardır. Bu bölümde, penil protez seçerken dikkate alınması gereken faktörler ve uygun adaylar hakkında bilgi verilecektir.

    Penil Protez Seçerken Dikkat Edilmesi Gereken Faktörler:

    • Hastanın Yaşı: Genç hastalar genellikle daha uzun ömürlü olan şişirilebilir protezleri tercih ederler. Yaşlı hastalar ise, kullanımı daha kolay olan ve daha az bakım gerektiren bükülebilir protezleri tercih edebilirler.
    • Sağlık Durumu: Diyabet, kalp hastalığı, yüksek tansiyon ve böbrek hastalığı gibi kronik hastalıkları olan hastaların, penil protez ameliyatı öncesinde sağlık durumlarının iyice değerlendirilmesi gerekir. Bu hastalıklar, ameliyat riskini artırabilir ve iyileşme sürecini uzatabilir.
    • Penisin Anatomik Özellikleri: Penisin boyutu, şekli ve dokusu, protez seçimini etkileyebilir. Örneğin, penisi kısa olan hastalar için daha kısa silindirler gerekli olabilir.
    • Hastanın Beklentileri: Hasta, protezden ne beklediği konusunda net olmalıdır. Bazı hastalar doğal bir ereksiyon hissi isterken, bazıları ise sadece cinsel ilişkiyi mümkün kılmak için yeterli sertliği sağlayan bir protez tercih edebilir.
    • Partnerin Görüşü: Mümkünse, protez seçimi konusunda hastanın partnerinin de görüşü alınmalıdır.
    • Maliyet: Protez türleri arasında maliyet farklılıkları vardır. Hastanın bütçesi de protez seçimini etkileyebilir.

    Penil Protez Ameliyatı İçin Uygun Adaylar:

    • İlaç Tedavisine Yanıt Vermeyen Hastalar: Sildenafil, tadalafil, vardenafil ve avanafil gibi fosfodiesteraz tip 5 inhibitörleri (PDE5I) olarak adlandırılan ilaçlar, erektil disfonksiyon tedavisinde ilk basamak tedavidir. Ancak, bazı hastalar bu ilaçlara yanıt vermez veya ilaçları kullanamaz. Bu hastalar için penil protez ameliyatı bir seçenek olabilir.
    • Penil Enjeksiyonlara Yanıt Vermeyen veya Bu Yöntemi Tercih Etmeyen Hastalar: Penis enjeksiyonları, PDE5I’lerin etkisiz olduğu veya kullanılamadığı durumlarda bir alternatif tedavi seçeneğidir. Ancak, bazı hastalar bu yöntemi rahatsız edici bulabilir veya uygulayamayabilir. Bu hastalar için penil protez ameliyatı bir seçenek olabilir.
    • Vakum Ereksiyon Cihazlarını Kullanamayan veya Bu Yöntemi Tercih Etmeyen Hastalar: Vakum ereksiyon cihazları (VED), ilaç tedavisi veya enjeksiyonlara alternatif olarak kullanılan cerrahi olmayan bir tedavi yöntemidir. Ancak, bazı hastalar bu cihazları kullanmayı zor bulabilir veya etkisiz bulabilir. Bu hastalar için penil protez ameliyatı bir seçenek olabilir.
    • Kalıcı Bir Çözüm İsteyen Hastalar: Bazı hastalar, sertleşme sorunlarına kalıcı bir çözüm sağlayan bir tedavi yöntemi isterler. Penil protez ameliyatı, bu hastalar için uygun bir seçenek olabilir.

    Penil protez ameliyatı olmaya karar vermeden önce, hastaların tüm tedavi seçenekleri hakkında bilgilendirilmeleri ve kendilerine en uygun olan tedavi yöntemini seçmeleri sağlanmalıdır. [1]

    Hastalar ve partnerlerinin beklentileri, yaşam tarzları ve sağlık durumları göz önünde bulundurularak, en uygun tedavi yöntemi belirlenmelidir. [2]

    Sertleşme Problemi İle Başa Çıkma


    Sertleşme problemi, erkeklerin sadece cinsel yaşamlarını değil, aynı zamanda psikolojik sağlıklarını, ilişkilerini ve genel yaşam kalitelerini de olumsuz etkileyebilen yaygın bir sorundur. Bu durumla başa çıkmak için, hem fiziksel hem de psikolojik açıdan destek almak önemlidir. Bu bölümde, sertleşme probleminin psikolojik etkileri ve bu durumla başa çıkmak için kullanılabilecek destek mekanizmaları hakkında bilgi verilecektir.

    Sertleşme problemi yaşayan erkekler sıklıkla utanç, suçluluk, öfke, kaygı, depresyon ve özgüven eksikliği gibi olumsuz duygular yaşayabilirler. Bu duygular, hastaların cinsel yaşamlarından kaçınmalarına, partnerleriyle iletişim kurmakta zorlanmalarına ve ilişkilerinde problemler yaşamalarına neden olabilir. Ayrıca, sertleşme problemi, hastaların iş ve sosyal yaşamlarını da etkileyebilir, konsantrasyon sorunlarına, uyku bozukluklarına ve genel bir mutsuzluk hâline yol açabilir. Bu durumla başa çıkmak için, hastaların ilk olarak problemlerini kabullenmeleri ve bunun hakkında konuşmaktan çekinmemeleri önemlidir.

    Psikolojik Destek:

    Sertleşme problemi yaşayan hastalar için psikolojik destek almak oldukça faydalı olabilir. Bir terapist veya psikolog, hastaların olumsuz duygularıyla başa çıkmalarına, ilişkilerindeki problemleri çözmelerine ve cinsel yaşamlarına daha sağlıklı bir bakış açısı geliştirmelerine yardımcı olabilir. Terapi süreci, hastaların sertleşme problemlerine yol açan altta yatan psikolojik nedenleri (örneğin, stres, anksiyete, depresyon) anlamalarına ve bunlarla başa çıkmak için stratejiler geliştirmelerine yardımcı olabilir. Ayrıca, terapist, hastaların cinsel performans ile ilgili gerçekçi olmayan beklentilerini değiştirmelerine ve daha sağlıklı bir cinsel öz imaj geliştirmelerine yardımcı olabilir.

    Partner Desteği:

    Partnerin desteği, sertleşme problemi ile başa çıkmada çok önemli bir rol oynar. Partner, hastanın duygularını anlayarak ve destekleyerek, tedavi sürecine katılarak ve sabırlı ve anlayışlı olarak, hastanın özgüvenini yeniden kazanmasına ve ilişkilerinin güçlenmesine yardımcı olabilir. Ancak, partnerin de bu durumdan etkilendiğini ve desteğe ihtiyaç duyabileceğini unutmamak önemlidir. Çift terapisi, partnerlerin birlikte bu sorunla başa çıkmalarına ve ilişkilerini güçlendirmelerine yardımcı olabilir.

    Yaşam Tarzı Değişiklikleri:

    Sertleşme problemi ile başa çıkmada yaşam tarzı değişiklikleri de önemli bir rol oynayabilir. Sağlıklı bir diyet, düzenli egzersiz, yeterli uyku, stres yönetimi ve sigara ve alkol tüketiminin azaltılması gibi değişiklikler, hem genel sağlığı iyileştirerek hem de sertleşme fonksiyonunu destekleyerek hastaların yaşam kalitesini artırabilir.

    Destek Grupları:

    Sertleşme problemi yaşayan hastalar için destek grupları da faydalı olabilir. Bu gruplar, hastaların benzer sorunlar yaşayan diğer erkeklerle bir araya gelmelerine ve deneyimlerini paylaşmalarına olanak tanır. Destek grupları, hastaların yalnız olmadıklarını hissetmelerine, bilgi edinmelerine ve birbirlerine destek olmalarına yardımcı olabilir.

    Eğitim ve Bilgilendirme:

    Sertleşme problemi ve tedavi seçenekleri hakkında doğru ve güvenilir bilgi edinmek, hastaların bu durumla başa çıkmalarında önemli bir rol oynar. Üroloji uzmanları, hastaları ve partnerlerini hastalık hakkında bilgilendirebilir ve onlara tedavi seçenekleri hakkında tavsiyelerde bulunabilir. Ayrıca, internet ve basılı yayınlarda da bu konuda güvenilir kaynaklar bulunmaktadır.

    Sertleşme problemi, tedavi edilebilir bir durumdur. Ancak, tedavi süreci ve sonuçları kişiden kişiye değişebilir. Hastaların tedaviden beklentilerinin gerçekçi olması, tedaviye uyum göstermeleri ve gerektiğinde doktorlarından yardım almaları önemlidir. [1]

    Sertleşme problemi, hayatı tehdit eden bir durum olmasa da, yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Bu durumla başa çıkmak için, hastaların problemlerini kabullenmeleri, bunun hakkında konuşmaktan çekinmemeleri, psikolojik destek almaları, partnerlerinin desteğini sağlamaları, yaşam tarzlarında değişiklikler yapmaları, destek gruplarına katılmaları ve eğitim ve bilgilendirme kaynaklarından faydalanmaları önemlidir. [4]

    Sonuç: Sertleşme Probleminde Yalnız Değilsiniz


    Sertleşme problemi, erkeklerin cinsel sağlığını doğrudan etkileyen önemli bir konudur. Bu sorun, yaşam kalitesi üzerinde derin etkilere sahip olabilir ve pek çok kişi için psikolojik zorluklarla da ilişkilidir. Ancak, günümüz tıp dünyası, bu soruna çeşitli çözümler sunmaktadır. Bu çözüm yolları arasında, özellikle ilaç tedavileri ve diğer yöntemlerin yeterli sonuç vermediği durumlarda, penil protezler etkili bir alternatif olarak öne çıkmaktadır.

    Penil protezler, cinsel fonksiyon bozukluklarını tedavi etmek amacıyla geliştirilmiş cerrahi ürünlerdir. Hem fiziksel hem de psikolojik rahatlık sağlayarak erkeklerin kendilerine olan güvenlerini ve yaşam kalitelerini önemli ölçüde artırmaktadır. İki ana tip penil protez bulunmaktadır: şişirilebilir ve bükülebilir modeller. Şişirilebilir protezler, daha doğal bir deneyim sunarken, bükülebilir protezler ise daha basit ve maliyeti düşük bir alternatif sunmaktadır. Her iki tip de, kullanıcılara esneklik ve gizlilik sağlaması açısından tasarlanmıştır.

    Bu tedavi yöntemi, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından belirli koşullar altında kısmen karşılanmaktadır. SGK’nın ödeme şartları ve tedavi hakkında daha fazla bilgi almak isteyen hastalar, sitemizde yer alan “Bilgi İsteme Formu“nu doldurarak bizimle doğrudan iletişime geçebilir. Bu form aracılığıyla, tedavi süreciniz hakkında detaylı bilgi edinebilir ve uzmanlarımızdan kişisel durumunuza özel tavsiyeler alabilirsiniz.

    Sonuç olarak, penil protezler, sertleşme problemi yaşayan ve diğer tedavi yöntemlerinden yeterli fayda göremeyen hastalar için güvenilir ve etkili bir çözüm sunmaktadır. Eğer bu tedavi seçeneğini düşünüyorsanız, uygunluk durumunuzu ve detaylı bilgi için profesyonel bir sağlık danışmanına başvurmanız önemlidir. Bizimle iletişime geçerek, sertleşme probleminize kalıcı bir çözüm bulma yolunda ilk adımı atabilirsiniz.


    Bu yazı/sayfa, Üroloji Uzmanı tarafından derlenmiş, incelenmiş ve onaylanmıştır. Bu yazı içeriğinin doğruluğunu ve güvenilirliğini garanti etmektedir. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

    Referanslar

    UROWEB EAU Hasta Bilgilendirme Web Sitesi 2024

    [1] https://patients.uroweb.org/treatments/penile-implants/

    [2] https://www.auanet.org/guidelines/guidelines/erectile-dysfunction-(ed)-guideline

    [3] https://www.healthline.com/health/erectile-dysfunction#causes

    Neden Rigicon® Penil Protezleri


    Rigicon, global bir marka olarak ABD kökenli olup, tüm Avrupa ve dünya genelinde güvenle tercih edilen penil protezleri sunar. Ürünlerimiz, uluslararası FDA* ve CE onaylarına sahip ve SGK ile anlaşmalıdır. Ayrıca penil protezlerde ömür boyu garanti verilmektedir. Türkiye’nin dört bir yanında, 32 yıllık köklü tecrübemizle, her hastanın anatomisine uygun, kişiselleştirilmiş çözümler geliştirmekteyiz. Tecrübeli hasta yönetim uzmanlarımız ve yüksek deneyimli cerrahlarımızla, yüz yüze iletişim ve bölge ofislerimiz aracılığıyla her zaman yanınızdayız. Rigicon olarak, size ve ihtiyaçlarınıza en uygun çözümleri sunmayı amaçlıyoruz.
    • SGK Anlaşmalı
    • Ömür Boyu Garanti

    • Uluslararası FDA ve CE Onaylı

    • Türkiye’nin Her Yerinde
    • 32 Yıllık Tecrübe
    • Anotominize Uygun Çözümler
    • Penil Protez Danışmanlığı
    • Yüz Yüze İletişim
    • Bölge Ofisleri
    • Tecrübeli Hasta Yönetim Uzmanları
    • Yüksek Deneyimli Penil Protez Cerrahları

    *Rigi10 FDA ve CE onaylıdır. Infla10 ürünleri CE onaylıdır.

    Yayın Tarihi: 13 Mayıs 2024
    Andromed
    Yalnız Değilsiniz

    Andromed olarak, Rigicon’un üroloji alanında sunduğu yenilikçi ve kapsamlı ürün gamını Türkiye’de hastalarımızın hizmetine sunmanın gururunu yaşıyoruz.

    Rigicon’un geliştirdiği üstün teknolojiye sahip çözümleri, özellikle erektil disfonksiyon ve inkontinans tedavilerinde yeni ufuklar açıyor ve hastalarımızın yaşam kalitesini önemli ölçüde iyileştiriyor.

    Hastalarımızın ve sağlık profesyonellerinin ihtiyaçlarına cevap veren Rigicon ürünleri, Andromed aracılığıyla Türkiye’deki hastalarımıza ulaşarak, tedavi süreçlerini daha etkin ve konforlu hale getiriyor. Bu iş birliği, üroloji tedavilerinde yenilikçi yaklaşımları herkes için erişilebilir kılarak, Andromed’in sağlık sektöründeki etkisini daha da güçlendiriyor.

    Rigicon Medikal A.Ş. çatısı altında, hastalarımızın ihtiyaçlarını merkeze alan, yenilikçi ve ileri görüşlü yaklaşımlarımızla sektöre katkı sağlamaya devam edeceğiz.

    Andromed
    Bilgi İstek Formu
    SGK Geri Ödeme Koşulları

    Protezlerin önemli bir kısmı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından kapsanmaktadır. SGK’ın ödeme şartları ve protezler hakkında daha detaylı bilgi almak için sitemiz üzerinden “Bilgi İsteme Formu” vasıtası ile bizimle iletişime geçebilirsiniz. Tüm telefon görüşmeleri Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK ) gereğince kaydedilmemektedir ve saklanmamaktadır.