Site Haritası
 
RHYTEC PORTRAİT PSR3
LAZER SİSTEMLERİ
 
- Lyra-i
- Gemini
- Aura
- Venus
IPL SYSTEM
2.EL LAZERLER (NEW)

 

ESTETİK & DERMATOLOJİ » LAZER SİSTEMLERİ » Lyra-i » diğer laser sistemlerinin karşılaştırması
     

Epilasyon Lazerlerinin kullanımındaki Teknik faktörler

Lazer epilasyonunda başarı oranını araştırmak için yeteri kadar kıl üzerinde çalışarak yapılan uygulamayı bir çok yönden değerlendirmek gerekir. Başarılı bir sonucu belirlemek için, parça, doku fiziği, kullanılan araçlar ve fizyolojisi, bunlar kadarda hastanın düşünceleri ve uygulamada kullanılan ilk ile son koruyucular önemlidir. Oliver tarafından yapılan uygulamalarda ve daha sonra da Kim ve Choi'nin belirttikleri doğrultusunda istenmeyen tüylerin yok edilmesi kıl follikülünün orta üçüncüsü, kıl soğanı, gövde ve dış kök muhafazasının tahribi ile mümkün olabilmektedir.(i,ii,vii). Bunu göre de kullanılan araçlardan beklenilen etki, hedef dokuda istenilen zararın oluşturulmasıdır.
  Lazer kullanımının amacı istenilen dokuda istenilen hasarın oluşturulmasıdır. Lazerin tıpta kullanılmaya başlaması ile daha ilk günlerinden itibaren istenmeyen kıllardan kurtulma üzerinde çalışılmaya başlamıştır. Değişik dalgaboylarında lazer ışınları ve lazer modları araştırılmış, ve değişik lazer sistemleri ortaya çıkmıştır. Bunların bazıları belli hastalarda belli deri renklerinde belli başarılar elde etmişlerdir. Bu sistemlerin hiçbiri bu konuyu tamamı ile çözememiştir. Konuda başarı elde etmek için gereken ideal lazer sistemi folliküle istenilen hasarı vermeli ve çok fazla uygulama tekrarlarına ihtiyaç duymamalıdır.
 
Dalgaboyunun Önemi
Deri optiksel olarak karmaşık yapıdadır. Fotonun deriden geçiş, onun derideki emilme ve saçılma özelliğine bağlıdır. Ek olarak kişinin derisinin optiksel özelliğine, anatomik durumuna veya sıcaklığına bağlıdır. 600-1200 dalga boyu arasındaki fotonlar deride daha derine penetre olurlar ve dermis tarafından emildikten sonra birkaç milimetre ilerlerler. Ticari lazerler dalgaboylarına, pulse genişliklerine ve enerjilerine göre farklılıklar gösterirler. Bu lazerler özelliklerine göre uygulamayı neticelendirirler. Şu anda piyasadaki epilasyon amaçlı lazerler dalgaboylarına göre 694nm (Ruby lazer), 755nm (Alexandrite lazer), 800 (Diyod lazer) ve 1064 (Nd:YAG lazer)dir. Bu dalgaboylarının seçilmesinin nedeni genellikle hedef melanindeki yüksek emilmelerine rağmen diğer bölümlerde az emilmeleridir. Deri rengi koyulaştıkça melanin oranı artar, buna bağlı olarak saç ile kıldaki melaninin durumuna göre penetrasyon derinliği azalır. Emilme katsayısı dalgaboyu büyüdükçe azalan bir grafik gösterir. Kıl folikülünde bulunan melanin konsantrasyonu DEJ(dermis-epidermal bağlantısı)'ı aştığı zaman ; enerjinin büyük çoğunluğu follikül tarafından emilir. Bu sonuca bağlı olarak genellikle enerjinin bir bölümü de deri tarafından emilir.
ŞEKİL1. Epilasyon için kullanılan dalgaboylarının melanindeki emilme katsayısına göre grafiği Melaninde az emilen dalga boyları melanin konsantrasyonu fazla olan koyu renkli deri için daha güvenlidir.
 
Pulse Genişliğinin Önemi
Kliniksel olarak amaçlanan, uygulanan lazer enerjisinin çevre dokuya zarar vermeden kıl follikülüne ulaşmasıdır, bunun için lazer enerjisi tek ve kısa bir pulse şeklinde uygulanır. Hedef doku en yüksek sıcaklığına lazer ışığını bir kere absorbladıktan sonra ulaşır. Daha sonra komşu dokuya ısı geçirerek sıcaklığını azaltır. Hedef dokunun sıcaklığının % 50' sine düştüğü zamana termal dinlenme zamanı (TRT) denir. Hedef dokuya zarar vermek için, lazer pulse zamanı TRT ye yaklaşık olarak eşit olmalıdır. Sonuç olarak dokuya zarar vermemek için pulse genişliğinin dokunun TRT' sinden büyük olması gerekir. Lazer ışığının ilk karşılaştığı dokunun epidermis olması nedeni ile, çok kısa zamanlı lazer enerjisi zarar verir. Bu yüzden lazer pulse süresinin epidermisin TRT'sinden büyük olması gerekir. Folliküle zarar vermek içinde lazer pulse süresinin follikülün TRT' sine eşit veya kısa süreli olmalıdır. Eğer pulse çok uzun olursa , follikül lazer enerjisini zarar verici boyutlara ulaşmadan dağıtır.
 
Epidermisin TRT sinin kalınlığına bağlı olarak 1-10 ms arasında olduğu tahmin edilmektedir. Çapına bağlı olarak da kılın follikülünün TRT'sinin 40-100ms arasında olduğu tahmin edilmektedir. Epilasyon için kullanılan lazerlerin pulse süresinin 10 ms ile 100ms arasında olması gerekir. Genel olarak lazerin çeşitli kalınlıktaki kıllara uygulanabilmesi için pulse süresinin 50ms'ye yakın olması gerekmektedir. Bazı Ruby, Alexandrite ve Diyod lazerler bu özelliklere yakın pulse süresine sahiptir ama çoğunluğu daha kısa pulselar kullanır. Nd:YAG lazerler uzun pulse, sürekli dalga ve Q-switched modlarını kullanmaktadır. Q-switched pulseler çok kısa süreli olması nedeni ile epilasyonda çok kısa süreli sonuçlar verir ve bunların pulse süresi yaklaşık 10 ns civarındadır. Pulseli-arclamp-pompalı Nd:YAG lazerler (UZUN DALGA Nd:YAG lazerlerde denilebilir) yeterli uzunlukta ve yüksek düzeyde enerji verebilecek özelliktedir(50ms ye düzeyinde). Sürekli dalga lazerler kısa pulseler üretmek üzere shutterlanabilirler, ama çıkış güçleri bu tip bir uygulama için yeterli enerjiye ulaşamaz.
Lazer alırken dikkat edilmesi gereken bu önemli özellik herzaman göz önünde bulundurulmalıdır. Eski jenerasyon lazerlerde bu özellik üzerinde fazla durulmamış ve çoğunluğu yukarıda bahsedilen TRT dikkate alınmadan üretilmiştir.
 
Epidermal Soğutma
pidermise zarar vermekten kaçınmak için pulse süresine yeni bir biçim vermek yerine termal yaralanmalardan epidermisi korumak için başka metodlar kullanılabilir (soğutma gibi). Ayrıca epidermisi soğuttuğumuz zaman daha yüksek enerjilerin yan etkisiz kullanımına olanak sağlamış oluruz. Optimum soğutma metodu, epidermisi soğutup koruyan ama saç gövdesini etkilemeyendir.
İlk kullanılan soğutma metodu epidermise kyrojenik sprey uygulanmasıdır. Bu sprey epidermisten hızlı bir şekilde ısıyı çekip buharlaştırır. Bu da epidermisi kısa sürede soğutur. Eğer doğru uygulanırsa soğutma lazer expojuru bittiğinde sona erer. Her epidermal alana lazer enerjisi uygulandığında yeni bir sprey uygulaması gerekir. Eğer çok fazla uygulanırsa, sprey epidermise zarar verebilir. Epidermis donduğu zaman optiksel karakteristiği değişir. Buda epidermisin gelen lazer demetine karşı davranışını değiştirir. Eğer havada nem varsa, sprey uygulandığında yüzeyde küçük kristaller oluşur. Bu kristal tabakası lazerin önemli bir kısmını yansıtır. Bu metot derinin çok ince bir tabakasını soğutur ve tabakayı büyük ölçüde korumasız bırakır. Ayrıca bu sprey sarf malzemesi olarak ayrı bir masrafı da beraberinde getirmiş olur.
İkinci bir metot da su bazlı bir jelin epidermise uygulanmasıdır. Bu jel buzdolabında soğutularak kullanılır. Bu metot pek kullanılışlı değildir. Uygulama alanındaki epidermisin optiksel özelliğini değiştirir çünkü jel normal ısıyı dokudan alırken her pulsdan da ısı absorblar, bu soğuk jel taze iken uygulama sırasında ovalanarak yüzeyden çıkartılmalıdır, bu da zaman kaybı açısından bir dezavantajdır.
Diğer bir metot da deriyi soğuk bir metal parça kullanarak soğutmaktır. Bunu lazer enerjisi vermeden hemen önce uygulamak gerekir. Dokunun sıcaklığı metal parçanın lazer uygulanmadan önce doku üzerinde ne kadar kaldığına bağlıdır. Ne yazık ki uygulama sırasında uygulama yapılan bölgenin görüntüsü puslu bir hal alır.
Epidermal soğutmada önerilebilecek bir soğutma da aktif soğuk kontaklı penceredir. Bu pencere optiksel olarak geçirgen ve yüksek termal iletkenliğe sahip bir maddeden yapılmıştır, tipik olarak sentetik safir seçilebilir. Pencere deriye koyulur ve lazer onun içerisinden ateşlenir. Pencere sürekli olarak 0°C'de soğuk sıvı ile sirküle edilerek soğutulur. Aktif soğutma hekimin pencerede sabit sıcaklık elde etmesine olanak sağlar ve dolayısıyla uygulama alanında da sabit sıcaklık elde edilmiş olur. Kısa dalga boyları içinde artı bir kolaylık getirebilir çünkü pencere cilde bastırıldığında mesafe kısalır ve böylece derine penetrasyon yapamadığı halde hedef folliküle ulaşması kolaylaşır. Bu sistemlerin bir çoğu uygulama bölgesinde uygulamadan sonra iyi bir görünüm elde etmek içindir. Bu soğutma aletlerinin bazıları dağıtıcıya bağlı olduğundan uygulama alanının görülmesine engel olabilirler.
 

Spot Genişliğinin ve Dağıtımın Önemi
Lazer ışınına maruz kalan alanın büyüklüğü her lazer atımı için lazerden lazere farklılık gösterir. Büyük çaplı lazer ile (>2mm) kullanılan enerjinin %50 sinin 2mm den daha geniş alanlara ulaşmasına sebep olması nedeni ile bu dalga boylarında derin yaralanmaların oluşmasına sebep olur. Genelde geniş spot genişliği iki sonuç için istenir;
 
a) İstenilen alana daha az lazer ışını uygulanması için
b) Lazer enerjisinin dokuda daha derine ulaşması için
 

ŞEKİL2. Bu grafikte spot genişliğine bağlı olarak 3.3 mm derinlikte açık renk deriye işleyen toplam enerji yüzdesinin Alexandrite, Ruby ve Nd:YAG dalga boylarındaki karşılaştırmasıdır. 5mm spot genişliği ile Nd:YAG enerjisinin 3.3 mm derinlikte yaklaşık % 13'ü etkili iken Ruby ve Alexandrite da % 10 dur.

Lazer dalga boyuna bağlı olarak, ışığın hedef chromophor'a ulaşmadan önce deride saçılması değişkendir. Eşit enerji yoğunluğu ve emilim ile daha büyük saçılmadaki dalgaboyları, uzun dalgaboylarının ulaştığı penetrasyona ulaşmak için

ŞEKİL3.Bu grafikte spot genişliğine bağlı olarak 3.3 mmderinlikte koyu renk deriye işleyen toplam enerji yüzdesinin Alexandrite, Ruby ve Nd:YAG dalga boylarındaki karşılaştırmasıdır. 5 mm spot genişliği ile Nd:YAG enerjisinin 3.3 mm derinlikte yaklaşık olarak % 13'ü etkili iken, bu oran Ruby'de % 5 ve Alexandrite'da % 8 dir.
Daha geniş spot genişliğine ihtiyaç duyarlar. Uzun dalgaboyu daha az saçılma ile aynı derinlikteki dokuya daha küçük spot genişliği ile ulaşır. Örneğin: Ruby lazer Alexandrite lazere göre daha büyük spot genişliğine ihtiyaç duyar, Alexandite lazer Diyod lazerden daha büyük spot genişliğine ve Diyod lazerde Nd:YAG lazerden daha büyük spot genişliğine ihtiyaç duyar.
Geniş uygulama alanları için, scanner (tarayıcı), uygulama zamanını düşürür, ve enerjinin doku üzerinde doğru bir şekilde konumlanmasını yardımcı olur böylece homojen etki sağlar. Ayrıca uygulayıcının da yorulmasını engeller. Ör: 10mm çaplı dağıtıcı ile manuel olarak 100cm2, 114 hareket ile tamamlanırken 5mm spot genişliğine sahip scanner ile aynı alanı 21 hareket ile tamamlanabilmektedir.

 
ÖZETLER
İstenmeyen veya fazla kıllardan kurtulmak için birçok lazer sistemi önerildi ve kliniksel olarak test edildi. 
Doğru dalgaboyu ve pulse karakteristikleri seçilirken doku reaksiyonlarının analizi tam olarak yapılmalıdır.
Uzun pulse Nd:YAG şu anda kullanılmakta olan dalgaboylarına göre birçok avantajlar sağlayabilir.
Bu lazer epilasyon metodu koyu renkli deri için melanindeki emilimin az olması nedeni ile doğru bir seçimdir.
İlave olarak doğru enerji yoğunluğu ve spot genişliği ile uzun pulse Nd:YAG birleşimi özel uygulama dozimetrisi,
  minimum uygulama ve kliniksel olarak etkin olan ideal bir kombinasyon sağlamaktadır.